Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Şu şekilde şu boyakta
Anam yaylar gö koyakta
Hedemeler yuyarkene
Ben de dolansam ayakta
Abdurahman deyinceğiz
Ağzından şeker saçıldı
Kalk gidelim Kamer Bacı
Hastahaneler açıldı
On beş tırpancı dikilir
Şu ağamın bucağına
Göresim geldi kardeşim
Al Emiş'i kucağına
Abdurahman deyinceğiz
Sallandı Erciyes dağı
Ağzın açan sürgün diyor
Kardeşim Hökeççe beyi
Denginen yemiş kaldırır
Öksüz Emiş ben' öldürür
Tiringiz babamın oğlu
Maslak söyler el güldürür
Abdurahman babamoğlu
Yüzü beder beder benli
Ağamı kurban ederim
Sürü gelir içi çanlı
Uşağı toplar başına
Kardeş oturur kumara
Küskün müsün babamoğlu
Bacın dediği Kamer'e
Dokunman onun keyfine
Varsın bostanına baksın
Emiş'i Allah kayırsın
Neyleyim durmazsa çıksın
Kaynaklar
Mehmet Kurnaz
Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Fadime. Kaynak kişiler: (Aşık) Mehmet Kurnaz (1935), Emiruşağı, Tomarza. Boyak, çalım, gösteriş; Koyak, dağlar üzerindeki düzlük; Gö, kök, otlu, yeşil; Hademe, hasta bakıcı; Yuyarkene, yurken, yıkarken; Abdurahman, Abdurrahman; Deyinceğiz, deyince; On beş tırpancı, o zamanlarda ekin tırpanla biçilirdi; Sürgün, aslında başka bir ilçe doğumlu olmasına karşın, Toklar'da oturmasından böyle söyleniyor; Hökeççe, Tufanbeyli; Denk, yük; Ben', beni; Tiringiz, titiz, kolay kolay beğenmeyen; Maslak, şakacı; Beder beder, dolunay, ay gibi; İçi çanlı, keçi sürüsünün içi çanlı, zilli; Bostan, bostanlık, sebze bahçesi; Çıkmak, başka kocaya varmak anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.315-316. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 5.009 defa görüntülenmiştir. «Abdurrahman'ın Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç