Türkü

Açlık Destanı

Şarkışla

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Bin dokuz yüz kırk ikinin yılında

Nice tüccar nice zengin aç kaldı

Mal kalmadı ireşberin elinde

Tükendi samanlar hayvan aç kaldı

Çiftler sürülmedi koşumsuzluktan

Tarlalar boş kaldı tohumsuzluktan

Çok atlar tay attı bakımsızlıktan

Arpa yoktur has küheylan aç kaldı

Köpekler uludu yalım yok diye

Gitmedi davara halim yok diye

Aşiret ağladı malım yok diye

Göçmedi yaylaya Türkmen aç kaldı

Ak bez bulamadık şal palaz giydik

Kefensiz çok ölü mezara koyduk

Un bulgur yok mısır kulağı yedik

Çoluk çocuk sabi sıbyan aç kaldı

Işıklar karardı gazlar tükendi

Kabadayı köy ağ'ları utandı

Aş ekmek yok süslü odalar kapandı

Hanedana gelen mihman aç kaldı

Dilenciler odalardan kesildi

Un çuvalı seklemlere basıldı

Düğün bayram bir köşeye kısıldı

Köy ağalar' sağdıçlar gelin aç kaldı

Ekmek İsa oldu göğe çekildi

Nice nazlı kızlar otlar yayıldı

Yolcular yoruldu düştü bayıldı

Kesildi dermanlar insan aç kaldı

Camuzlar ma dedi baktı samana

Öküzler inekler meledi dana

Başka zaman değil hele bu sene

Aşık Ali İzzet Özkan aç kaldı

Kaynaklar

Aşık Ali İzzet Özkan

Kaynak notu: Defter I, No: 191. Eserin başında şu not var: 1942 açlık felâketine dair açlık destanı. İreçber, rençber, ekinci; Tay atmak, tay düşürmek, daha doğmadan tayını düşürmek; Seklem, büyük çuval; Sağdıç, sünnet edilecek çocuğun, ya da güveyinin en yakın adamı; Koşum, çifte koşulacak hayvan; Hanedan, ev sahibi, köylerde oda sahibi; Mihman, konuk anlamlarına gelmektedir. Âşık Ali İzzet Özkan, Yaşamı, Sanatı, Şiirleri - Prof. Dr. İlhan Başgöz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Genel Yayın No: 191, Edebiyat Dizisi: 47, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara - 1979, 15.000 adet basılan birinci baskı, s.70-71. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 2.191 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir