Normal yazdır

Ağyar Saksısının Bal Şerbetinden

Bayburt

Ağyar saksısının bal şerbetinden

Muhibb-i sadık'ın sözü şirindir

Ahlak tezgahında telini eğmiş

Haya sırmasından nakşını dökmüş

Arzum yok zenginin baklavasında

Aslım arpa aşı içenlerdeniz

Aşkın alayında girdim nizama

Hedef iklimine nişanımız var

Aşkın fırınında piştim kızardım

Görün ne yenecek börek olmuşam

Ben gönül sevdasın ikiye böldüm

Biri Elif'tedir birisi Mim'de

Bir aşık içmezse cam-ı ezelden

Çalkanarak halden hale düşer mi

Bir kapı koymadın çıkıp kaçayım

Her yandan bağladın yolumu felek

Biz ki bir dilberin müptelasıyız

Layık desez de hoş demesez de hoş

Bugün ateşime düşme pervane

Hiç eksilmez sönmez nar vardır bende

Bulabilsem can içinde cananı

Anda mevcut her bir derdin dermanı

Dinle nasihatim sakla cevherim

Dağ başında esen yelden ırak ol

Dost bağından aldım gül deste deste

Dahi bal verecek kovanımız var

Fikir düğmesini dikmiş yakaya

Zeka kemerini kısmış tokaya

Gam bahrına düştüm yok mu kenarı

Sökülmüş ömrümün temel duvarı

Gönül arısının balı hicaptır

Bal istersen temiz çeki olmalı

Hasret tabipleri yaram deştiler

Hicran kadehinden merhem saçtılar

Haya Bahçesinde ahlak ağacı

Biterse meyvesi şeker bal olur

Hep aşıklar hasretini alırken

Geda Hicrani'ye bin efkar düştü

Hicran beşiğine girmiş yatarım

Gam terazisiyle firkat tartarım

Hicran hançerinden vücudum yara

Arayıp bulmalı derde bir çare

Hicrani'yem sevda şahı başımda

Almış kemendini gezer peşimde

Hidayet mülkünde bir şeyda bülbül

Ötüşür seherde ah ah diyerek

Kandil-i kübra'da yandım yanıştım

Katre idim bir ummana karıştım

Kaptan derim gam bahrinde yüzene

Barekallah benim halim yazana

Kendir idim aşk havanına girdim

Dövüle dövüle ipek olmuşam

Kibrin çarşısında ten pazarını

Nefsin halısından döşetenler var

Kibrin kafesinde ah çeken bülbül

Konamaz güllere çıkar beyhude

Kün dedi kuruldu ezelden himler

Nakkaş-ı Billah'ta yedidir Mim'ler

Nebiler serveri Şah-ı Muhammed

Hamd u lillah bizi eyledi ümmet

Nebim Muhammed'dir kitabım Kur'an

Kıblem Kabetullah Sadık-ul iman

Uğrama bahrına geç kenarından

Hicrani'yem başım kavgalı bugün

Varlardan var idi Halik-u Huda

Cümle eşya onda geldi vücuda

Kaynaklar: Aşık Hicrani