Türkü

Avşar'ın Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Yağmur yağdı gök gürledi

Havanın yüzü bulandı

Ulaşırdım anamoğlu

Kuruçay'da çok dolandım

Vili babamoğlu vili

Halakayı almaz malı

Gelirdim ya babamoğlu

Aşamadım Kurubel'i

Odasının yan' atlıklı

Hayması çatal otluklu

Tabağa düzdürmüş kardeş

Fincanları möhör götlü

Eliyinen asbap almaz

Şaml' Efendi alır deyi

Başka asbap giymez kardeş

Özn' asbabı olsun deyi

Hac' Ahmet hacdan gelmiş

Alem' ağzına bakıtır

Keçisi sümbül yayılır

Memeğinden süt akıtır

Tan'dan ateşimiz yanar

Kahvenin tütünü söner

Soğuk sulu mor çiçekle

Almalı yurtlara konar

Ağ Maşat'ta serin yayla

Avşar kondu yurt eyledi

Kardeşin böyle ölmesi

Yüreğime dert eyledi

Şu Maşat'ın salağına

Hüğ tutardık döleğine

Beş çeşitli baş bağlardık

Biz Avşar'ın Melek'ine

Kurban oluyum oluyum

Anamın oğlu sunaya

Varıncağız ben ne deyim

Tülü yapılı Döne'ye

Kabirciler kabir deşer

Korkarım ki mollam şaşar

Bazı Kurubel'den gider

Bazı Kuruçay'dan aşar

Maşat'ta da var odası

Bana gelmedi kadası

Oğlu yok da boz Avşar'ım

Yalandan elin edesi

Yekinir yekinir kalkar

Beş yüz dirhem püskül takar

Anamoğlu Kar' Avşarım

Kaymakama palta çeker

Kaynaklar

Şerife Göktaş

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Kır Sultan. Kaynak kişiler: Şerife Göktaş (1325), Karayurt, Sarız; (Kiraz) Elif Korkmaz (1328), Karayurt, Sarız; Altın Kılıç (1932), Karayurt, Sarız; Hasibe Karakaya (1951), Almanya. Kuruçay, Tomarza, Sarız arasında Toroslar'da yer adı; Vili, vay li, vah vah, eyvah; Halaka, meydan, köy ortası; Kurubel, Kokar Kuyu'nun üstü, Tomarza; Yan', yanı; Atlık, at bağlanan yer; Hayma, Çatallı büyük ağaçların dikilmesiyle kurulan ve üzerine ot vurulan yer; Göt, fincanın tabağa konulduğu kısım, fincan tabanı; Asbap, elbise, giysi; Özne, güveyi; Hacı Ahmet, köyden deve ile hacca giden ilk insan; Ağzına bakıtmak, sözünü dinletmek; Maşat, İç Toroslar'da Karayurt köyünün yaylası; Salak, salınıp gezilen yer, bölge; Huğ, çalı çırpıdan yapılan evcik; Dölek, dağlar ve tepeler üzerindeki düzlükler; Baş bağlamak, burada gelin başı bağlamak, bu bir gelenekti; Kurban oluyum, kurban olayım, kaza, belasına ortak olmak; Tülü, erkek deve; Kabir, mezar; Oda, yayla evlerinde ayrıca bir oda bulunmazdı. Burada ise, yayla evinde konuklar için ayrıca bir oda bulunduğu belirtiliyor; Ede, ağabey, baba, büyük baba; Püskül, feslerin, eskiden püsküllü olduğu anımsanmalıdır; Dirhem, eskiden kullanılan bir ağırlık ölçüsü, okkanın dört yüzde biri, 31 desigram; Kaymakama balta çekmek, Avşar'ın, bir gün, Pınarbaşı kaymakamına balta ile saldırdığı, sonra da oradan kaçıp kurtulduğu söylenir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.129-130-131. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 5.499 defa görüntülenmiştir. «Avşar'ın Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir