Normal yazdır

Avşar'ın Ağıdı

Kayseri

Yağmur yağdı gök gürledi

Havanın yüzü bulandı

Ulaşırdım anamoğlu

Kuruçay'da çok dolandım

Vili babamoğlu vili

Halakayı almaz malı

Gelirdim ya babamoğlu

Aşamadım Kurubel'i

Odasının yan' atlıklı

Hayması çatal otluklu

Tabağa düzdürmüş kardeş

Fincanları möhör götlü

Eliyinen asbap almaz

Şaml' Efendi alır deyi

Başka asbap giymez kardeş

Özn' asbabı olsun deyi

Hac' Ahmet hacdan gelmiş

Alem' ağzına bakıtır

Keçisi sümbül yayılır

Memeğinden süt akıtır

Tan'dan ateşimiz yanar

Kahvenin tütünü söner

Soğuk sulu mor çiçekle

Almalı yurtlara konar

Ağ Maşat'ta serin yayla

Avşar kondu yurt eyledi

Kardeşin böyle ölmesi

Yüreğime dert eyledi

Şu Maşat'ın salağına

Hüğ tutardık döleğine

Beş çeşitli baş bağlardık

Biz Avşar'ın Melek'ine

Kurban oluyum oluyum

Anamın oğlu sunaya

Varıncağız ben ne deyim

Tülü yapılı Döne'ye

Kabirciler kabir deşer

Korkarım ki mollam şaşar

Bazı Kurubel'den gider

Bazı Kuruçay'dan aşar

Maşat'ta da var odası

Bana gelmedi kadası

Oğlu yok da boz Avşar'ım

Yalandan elin edesi

Yekinir yekinir kalkar

Beş yüz dirhem püskül takar

Anamoğlu Kar' Avşarım

Kaymakama palta çeker

Kaynaklar: Şerife Göktaş