Normal yazdır

Ayrılığın Hediyesi

Şimdi saat sensizliğin ertesi

Yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın

Avutulmuş çocuklar çoktan sustu

Bir ben kaldım tenhasında gecenin

Avutulmamış bir ben

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim

Ki bu yaşlar

Utangaç boynunun kolyesi olsun

Bu da benden sana

Ayrılığın hediyesi olsun

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni

Ekmek çalmadan doyurabilmek

Ve haksızlık etmeden doğan güneşe

Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi

Mülteci isteklerim oldu ara-sıra biliyorsun

Şimdi iyi niyetlerimi

Bir-bir yargılayıp asıyorum

Bu son olsun be bu son olsun

Bu da benim sana

Ayrılırken mazeretim olsun

Şimdi saat yokluğunun belası

Sensiz gelen sabaha günaydın

İşi-gücü olanlar çoktan gitti

Bir ben kaldım voltasında sensizliğin

Hiç uyumamış bir ben

Şimdi dişlerimi sıkıp

Dudaklarıma kanamayı öğrettim

Ki bu kızıl damlalar

Körpe yanağında bir veda busesi olsun

Bu da benden sana

Heba edilmiş bir aşkın

Son nefesi olsun

Kafamı duvara vurmadan

Tanıyabilmek seni

Beyninin içindekileri anlayabilmek

Ve yitirmeden yüzündeki anlık tebessümü

Bütün saatleri öylece durdurabilmek için

Çıldırasıya paraladım kendimi

Lanet olsun

Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde

Olsun be ne olacaksa olsun

Bu da benim sana

Ayrılırken şikayetim olsun

Gözyaşım utangaç boynunun

İnciden kolyesi olsun

Her damla vefasız teninde

Bir veda busesi olsun

İsterim sen de ben gibi yan

Ömrüne hep ağla

Hep ağla bu benden son dua

Bu benden ayrılık hediyesi olsun

Kaynaklar: Yusuf Hayaloğlu