Normal yazdır

Beni Düşün Unutma

Ay doğarken bir söğüdün ardından

Göl yüzünde sisli bir esinti ile

Akşamın göğsüne hüzün serperek

Ve yağmurdan geceye çiçekli perdeler çekerek

Beni düşün beni düşün unutma

En umarsız en umutsuz günümde

Bağrına bir yumruk çökeldiğinde

Ve dağların mazlum ateşi

O güzelim saçlarına cayır cayır yanıp ulaştığında

Beni düşün beni düşün unutma

Beni düşün bir kavganın içinde

Helal bir ekemeğin peşinde

Ve kurtlardan arta kalmış yüreğimin

Can çekişen o son parçasınıda

Sana sakladığımı bil

Bil ki haykırırcasına bu esir

Gövdemi yakarcasına

Kavuşmak için o serin bağrına

Ateşten bir yol arıyorum

Kar yağarken mor dağların ucundan

Sol yerinde sessiz bir inilti ile

Yastığın yüzüne yaşlar dökerek

Ve akşamdan gizlice bir ah çekerek

Beni düşün beni düşün unutma

Kan kızılı bir gelincik seherinde

Sırtıma kahbe bir hançer indiğinde

Ve bu gencecik ve bu hemencecik ölüm

Çığırtkan bir gazete başlığında

Çığlık çığlık sana kavuştuğunda

Beni düşün beni düşün unutma

Beni düşün şehre her yağmur yağdığında

Islak ve kırılgan bir türkünün içinde

Göğsünden dudaklarına

Doğru sancılı bir isyan kabardığında

Bastırarak kalbini avuçlarınla

Sesini okşadığımı bil

Bil ki yalvarırcasına

Uzayan yollara dağılırcasına

Sonsuz bir mahşerin ortasında

Bir zemzem suyu gibi seni seni özlüyorum

Kaynaklar: Yusuf Hayaloğlu