Türkü

Bilal'in Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Yamaçta da koca bucak

Otu biter kucak kucak

Kadan' allım Gelin Zala

Mahmut'um yakar mı ocak

Kadan allım Hasan Dayı

Bu da Battal'ın menendi

Biz öpmeye doyamazken

Kara topraklar gönendi

At üstünde cirit oynar

Anam bu yiğit nereli

Orda garip eğlenir mi

Kul ollum İncedereli

Bir kere de bize gelir

Yılış yılış güle güle

Bir tabanca bir de hançer

Düzülürdü ince bele

Ben şuna dayı demem ki

Öldü dayımın iyisi

Saba el yaylaya göçer

Kalır yaylanın koyusu

Düşman olanlar gelmesin

Haydar görükme gözüme

Sıvandın bedda verdin

Sebep mi olduk kızına

Kadan allım Gelin Şefre

Dik Bilal'in gömleğini

Ha nidicin Kadir Mevlam

Beş bacının direğini

Çoban idi hakı yetti

Zala verdin mi hakını

Bu değil ki bunun donu

Kızlar götürdü takımı

Düşman sizi bir şey sanmaz

Hep gezerler sele serpe

Gelen engine otursun

Gayri çıkmam yüksek tahta

Karınan karsambaç oldu

Yorganı üstüne bürün

Kardeş kekliğe gidici

Deyneğin' eline verin

Şimdi ne var babamoğlu

Sabattan oyun açarım

Ta sehile giderim de

İçtiği suydan içerim

Bebek küçük gelin cahil

Sana ar da bana namus

Ar değil mi babamoğlu

Gelinin alıcı Hamıs

***

Bu kez de bacısı

Ümmühan söyler

Yalaktan çıktım böyleyim

Bir yürüdüm bir hopladım

Benim hacılığım batsın

Geldim soykanı topladım

Bebek küçük gelin cahil

Korkarım ki oturamaz

Eller yaylaya göçerken

Oğlun kağnı götüremez

Süt topladım yoğurt çaldım

Oturdum onu bekledim

Hasan kapıdan dikildi

Yürümedim imekledim

Uzadı kardeşin yolu

Uzar gider kavak gibi

Beş tane yetimi kaldı

Bostanlarda tevek gibi

Gözü görmez İnce Mullam

Elinden kitap düşüyor

Düşmanı çok babamoğlu

Filinte tüfek taşıyor

Kaynaklar

Yeter Kaya

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Zala (Arık). Kaynak kişi: Yeter Kaya (1936), Ayranlık, Sarız; Altın Kılıç (1932), Karayurt, Sarız. Yamaç, karşı; Bucak, çayırlık; Ocak yakmak, soyunu sürdürmek; Kadan', kadanı; Menent, eş, benzer, denk; Kul ollum, kul olurum; İncedere, Sarız'ın köyü; Saba, sabahleyin, burada vakti gelince, önümüzdeki günlerde; Koyusu, iyisi, otlusu; Görükmek, gözükmek, görünmek; Bedda, beddua; Sıvanıp beddua etmek, abdest alıp ilenmek; Şefre, Şerife; Nidicin, nedeceksin; Beş bacının bir direği olmak, beş bacının bir erkek kardeşi olmak; Hak, ücret; Yetmek, zamanı gelmek, tamamlanmak; Don, elbise, giysi; Dakım, takım, takım elbise (ceket, yelek, pantolon); Sele serpe, sere serpe; Karınan karsambaç olmak, yok olmak, ortadan kaybolmak; Gidici, gidecek; Sabattan, sabahtan, ileriki günlerde; Sehil, Çukurova, sahil; Cahil, toy, genç; Hamiş, aynı köyden biri; Yalak, Sarız'da bir kasaba, Yeşilkent; Soyka, ölüden arta kalan giyecek; Oturmak, o evde kalmak, başka bir kocaya gitmemek; Kağnı götürmek, o zamanlar ulaşım kağnı ile yapılırdı. Kağnı ile yaylalara göçüldüğü anımsanmalı; Hasan, haberci, kardeşinin öldüğünü söyleyen; Dıkılmak, girmek; Tevek, sebze yaprağı; Filinta, Alman yapısı beşli tüfektir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.296-297-298-299. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.627 defa görüntülenmiştir. «Bilal'in Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir