Normal yazdır

BOZDAĞLARIN GÜNDEN YÜZÜ Karaca Piynar'ın Günden Yüzü

BOZDAĞLARIN GÜNDEN YÜZÜ

ALA BULA SÜRÜ İZİ

HATMACA'NIN "GÜSSÜN" GIZI

YURT YERİ'NDEN ÇAĞRIR BİZİ

Bağlantı :

YAR'A (SENE) BEN YANDIM

SÖZÜNE GANDIM

BİR YALANCIYA

BİLMEN NASIL ALDANDIM

GAVIRGAYI BEN GAVIRDIM

ÇIKDIM BELENE SAVIRDIM

BEN GIZIMI (YARİMİ) GAYBEDİNCE

GÜSSÜN DİYE ÇOK BAĞIRDIM

Bağlantı

YAYLA YOLU YOKUŞLUDUR

ALLI DASTAR (YAZMA) NAKIŞLIDIR

(ALA KİLİM NAKIŞLIDIR)

BENİM SEVDİCEĞİM GÖZEL (OĞLAN)

AYGIN BAYGIN BAKIŞLIDIR

Bağlantı

-------

Birinci 4'lük Böyle De Okunuyor :

KARACA PİYNAR'IN YÜZÜ

ÇOBAN İLEN AVCI İZİ

HATMACA'NIN "GÜSSÜN" GIZI

YAKTI DA KÜL ETTİ BİZİ

(ÇULLALIK'DA DOKUR BEZİ)

Yerel ifadeler :

BOZDAĞLAR : Genel manada boz rengin hakim olduğu dağlar. Özel manada ise Has-Eli'nin önemli bir bölümünü çevreleyen Boz Burun Dağı. (Bu dağa atfen söylenmiş bir sözdür.)

ALA BULA : Çeşit çeşit, karışık (Evcil küçük baş hayvanlardan koyun, keçi ve yabani olan "keyik" yani geyik sürülerinin birbirine karışmış izleri kastediliyor. Bu mısra bazen "Ala-bula keyik/teke izi" şeklinde de okunuyor.)

HATMACA : "Küçük Arap Kızı" lakaplı Fatma Aydın.

GÜSSÜN : Fatma Aydın'ın en büyük kızı olan Gülsüm Kök.

KARACA PİYNAR : Kızılağaç Köyü'nde, piynar ağaçları ile kaplı, dağlık ve ormanlık bir yer.

PİYNAR : Yöreye özgü, "palamut" veren, sert ve güçlü bir ağaç.

ÇAĞRIR : Çağırır

YURT YERİ : Yaşanılan her bir yer. (Yaylak, güzlek ve kışlak.)

İLEN : İle

SENE : Sana

GÜNDEN YÜZÜ : Bir yerin, yeteri derecede güneş alan kısmı. (Güney) (Bu söz "bizden yüzü" ya da "öbür yüzü" şeklinde de okunuyor.)

GOCA DARI : "Cin darı" ya da "kum darı" dışında kalan ve taneleri daha iri olan mısır çeşidi.

GAVIRGA : Kavurularak da yenebilen mısır vb. gibi tahıl cinsleri.

GAVIRDIM : Kavurdum

DASTAR : Yazma, yaşmak

BACILIK : Dost veya kanka. (Kardeş olmadıkları halde, birbirlerini kardeş gibi gören iki kızdan her biri. Bir bayan, karşısındaki her hangi bir bayana değer verdiğini göstermek üzere de "bacılık" diyebilir.)

ALA KİLİM : Karışık renkte olan kilim.

ÇIĞIRDIM : Çağırdım (Bölgede, Aşıklık Geleneği'nde olduğu gibi, "atışma" biçiminde, karşılıklı boğaz deme söyleme geleneği de vardır. "Sen istedin, ben çığırdım" mısrası ile bu duruma işaret ediliyor. )

DEPE : Tepe

YAR'A : Yare

GANDIM : Kandım, inandım

BİLMEN : Bilmem

GIZLARIN : Kızların

ÇULLALIK'DA DOKUR BEZİ : Burada kastedilen bez, eskiden yaygın olarak evlerde, el tezgahlarında üretilen yolluk, heybe, namazlık (seccade), çul, çuval vb. gibi eşyaların yapımında kullanılan bezlerdir.

ÇULLALIK : Çulfalık anlamındadır. Evlerde kullanılan çul ve çuval dokuma aygıtı (tezgahı) veya bu aygıtın konulduğu yer. (Bu ifade, çulfalık biçiminde, bölgeye yakın olan ve aynı kültürü paylaşan Isparta'nın Eğridir dolaylarında da vardır.)

SÜRÜ İZİ : Evcil ve yabani, küçük baş hayvan sürüsünün izi (izleri) kastediliyor.

NOT:

1 - Türküde geçen "aman-ey aman aman" kelimeleri "e-ya", "o-ğa" veya "ey-ya" şeklinde de okunur. Hatta aslı, böyledir.

2 - İkinci sözün şu varyantı, yapılan detaylı araştırmalar sonucunda, Molla Mustafa oğlu, öğretmen Abdullah Gafur TORU'dan derlenerek tespit edilebilmiştir: "Goca darıyı gavırdım, Çıkdım depeye savırdım, Geldin bacılık garşıma, Sen istedin ben çığırdım." A. Gafur TORU da bu dörtlüğü, annesi Havana TORU ile halalarından Hasibe AYDIN'ın kayını ve aynı zamanda süt annesi Gülsüm KÖK'ün de kardeşi olan, ikinci kuşak kaynak kişilerden Ramazan AYDIN'dan öğrendiğini beyan etmiştir. (Gülsüm KÖK, eserin sözlerinde vurgulanan Güssün" kızdır.) Son 4'lük ise, uyarlama aşamasında, üçüncü kuşak kaynak kişilerden birisi sıfatıyla tarafımca yazılarak şekillendirilmiştir.

3 - Eserin uyarlanmış hali bir Aykırı Havası'dır. Bölgede, Boğaz Havası ve Aykırı Havası çeşidi olarak çalınan ve söylenen başkaca örnekleri de tarafımca tespit edilerek kayıt altına alınmıştır. (Hatta versiyon/çeşitleme sayılabilecek bir benzeri de Isparta'nın, Has-İçi Bölgesi sınırında bulunan ve bu bölge ile benzer kültürel özelliklere sahip Sütçüler İlçesi'den derlenerek TRT Repertuvarı'na kazandırılmış olan 3966 numaralı, "Gatıranlar Gatıranlar" adlı türküdür. Bir diğer benzeri de yine TRT Repertuvarı'nda 1725 sıra numarası ile yer alan "Karlı Dağın Öte Yüzü" adlı türküdür. Yalnız kanaatimce bu çeşitleme, mesafe ve kültürel doku gibi hususlar da dikkate alındığında, Isparta'nın Barla kısmına, kasıtlı ya da kasıtsız "taşıma" şeklinde götürülmüştür, denebilir. Hem türkünün melodik yapısı hem eklenti kelimesi olan; Has-Eli'ne ve çevresine özgü "E-ya" ifadesi, hem de derleyicinin "kaynak kişi" sıfatıyla kendisinden başka birisini göstermemiş veya gösterememiş olması bu duruma, gayet "mantıklı" bir biçimde açıklık getirir. Bu bağlamda, "etik" davranılmadığını düşünüyorum.) "Evimizin önü susam/Gavırıp yerler mi yüsem/(Su bulsam yüzümü yüsem/Sular aksa, yüzüm yüsem)" veya "Goca ceviz, goca ceviz/Birin gırdım, biri gavız" vb. gibi, sözleri "beyit" şeklinde olan örneklere de rastlanır. (gavırıp: kavurup / yüsem: yıkasam birin: birini / gavız: Kavız, yani "içi çürük" ya da "boş" olan meyveler.)

4 - Nota, Bağlama temel alınarak, Tezene Tavrı'na göre yazılmıştır.

Kaynaklar: repertukul.com