Tek sayfa (2 sütun)

Çekirge İstilasına Söylenen Türkü

Kırşehir

Bahar eyyamında cihanı tuttu

Nuh tufanı gibi bastı çekirge

Her şeyi süpürdü yaladı yuttu

Sanki bir sam yeli esti çekirge

Çekirgenin ucu çıktı yazıya

Ot koymadı koyun ile kuzuya

Kadir Mevlam halimize acıya

Fakirin tebdili şaştı çekirge

İrahmet yerine çekirge yağdı

Bu yıl her haneye mihrican değdi

Nice mamur yurtlar göçünü sardı

Ahali yad ele göçtü çekirge

Çekirgenin elindedir orağı

Göğ ekini deste eder kulağı

Neye değse kurutuyor ayağı

Beti bereketi kesti çekirge

Medet Kadir Mevlam nedir bu hallar

Çöl oldu bozardı yazı yabanlar

Soldu Kırşehir'de tomurcuk güller

Bülbüller figana düştü çekirge

Hayvanlar da boz yazıyı dolaşır

Bir tutam ot bulmak için uğraşır

Koyunlar aç kaldı kuzu meleşir

Bağ bostanı yedi uçtu çekirge

Ağzı sındı olmuş otları kırkar

Yeşermez fidanlar dalsız ağaçlar

Merhamet bekliyor yuvada kuşlar

Leylekler kalmadı göçtü çekirge

Sene üç yüz otuz dönmedi devran

Mucur kapan kaldı kan ağlar Kaman

Ekmek der ağlaşır sabiler sıbyan

Görenler bu hale şaştı çekirge

Yusuf söyler sözlerini kınama

Hasret kaldım Dalakçı'da anama

Kahpe felek bir köz attı sineme

Yandı kara bağrım pişti çekirge

Kaynaklar: Kırşehirli Yusuf