Tek sayfa (2 sütun)

Cennet Kızın Destanı

Çukurova

Akşam namazında firar eyledi

Bağ mahallesinden kaçtı bu Cennet

Dedim Alibey mahalleye sorun

Dere mahalleye geçti bu Cennet

Dere mahalleye tövbe varmadı

Savrun mahallede dakka durmadı

Gece gündüz gitti hiç yorulmadı

Anberin arkına düştü bu Cennet

Çağır gelsin Anberarkı muhtarı

İz doğruldu durmaz gitti yukarı

Sarıböğsek Çiyanlı Avlık'tan beri

Tövbe bulunmuyor uçtu bu Cennet

Yukarı yolundan umut kesildi

Çankaza köyü de uğrun basıldı

Sanki kafir Mehmet aslan kesildi

Mehmed'in koluna düştü bu Cennet

Ortuşan'a kapı kapı baktılar

Narlıkışla Vayvaylı'yı yaktılar

Hös'ün-ölen çiftliğini döktüler

Yalnızdut'a doğru geçti bu Cennet

Ordan tuttu değirmenin yolunu

Gördü ordan Karabacak elini

Onlar dedi öp dedemiz elini

Dedenin evine düştü bu Cennet

Dede bunu ordan erken yolladı

Devrişli ahalisi iyi belledi

Eşkiler'den öte mendil salladı

Kesikkeli köyüne düştü bu Cennet

Kesikkeli köyünde kimde yatacak

Yılkı muhacirine varsa vururlar nacak

Gemiye varsa ahali kaçtı sanacak

Muallim çiftliğine vardı bu Cennet

Çiftlikte ekmek yok yürü Endel'e

Gençler görüp derhal aldılar ele

Ekrut'ta bayıldı hep güle güle

Şimdi isteğine düştü bu Cennet

Üç gün dağda yalnızca kaldı

Uyanmadı birden uykuya daldı

Ordan yavaş yavaş Bozkuyu'ya geldi

Muhtarın evine düştü bu Cennet

Muhtar baktı buna bir kara kafir

Gene merhametli imiş çok etti hayır

Arar bulur bekçiye teslim verir

Ordan Cığcık'a geçti bu Cennet

Cığcık muhtarına teslim eyledi

Firar olduğunu derhal söyledi

O da ordan Tıbılı'ya yolladı

Eski kocasına düştü bu Cennet

Sayın dinley'ciler yetmez mi kalan

Ahmet de söylemiş epeyce yalan

Paris terzisinden ne kadar pilan

Milyoner elbisesi biçti bu Cennet

Kaynaklar: Yaşar Kemal