Tek sayfa (2 sütun)

Çocuğa Verilen Gelin 4

Konya

Sabah olur çocuk gider oyuna

Oynar oynar taş doldurur koynuna

Günahlarım şu çocuğun boynuna

Naha çocuk evlenmeden öleydin

Ölüp ölüp deliklere gireydin

Eline verdiler mısır darısı

Koynuma koydular kedi yavrusu

Bana dirler şu çocuğun karısı

Naha çocuk evlenmeden öleydin

Ölüp ölüp kabirlere gireydin

Ben giderken ekininiz gök idi

Şu görünen emmimgilin söğüdü

Yokmuydu mahallenin yiğidi

Naha çocuk evlenmeden öleydin

Ölüp ölüp mezarlara gireydin

Elma değil elden ele atayım

Hayvan değil pazarlarda satayım

Güzel değil koynuma alıp yatayım

Naha çocuk evlenmeden öleydin

Yılan olup deliklere gireydin

***

Cahit Öztelli "Evlerinin Önü" adlı

araştırmasında türkünün çeşitlemesini

şu şekilde aktarmaktadır (s.729-730)

Sabah olur çocuk gider oyuna

Oynar oynar taş doldurur koynuna

Gelen geçen şamar vurur boynuna

Ben güzelim bir çocuğa verdiler

Verdiler de günahıma girdiler

Nolur çocuk gebereydin öleydin

Yılan olup deliklere gireydin

Sabah olur çarığını giyemez

Çifte gider bir dönüm yer süremez

Eve gelir halin nedir diyemez

Ben güzelim bir çocuğa verdiler

Verdiler de günahıma girdiler

Nolur çocuk gebereydin öleydin

Yılan olup deliklere gireydin

Elime verdiler mısır darısı

Yanıma koydular kedi yavrusu

Bana derler şu çocuğun karısı

Ben güzelim bir çocuğa verdiler

Verdiler de günahıma girdiler

Nolur çocuk gebereydin öleydin

Yılan olup deliklere gireydin

Sabah olur duman çıkar bacadan

Öğlen olur çocuk gelir hocadan

İlahi çocuk sensin beni kocadan

Anne de beni niçin verdi çocuğa

Bir bacağımı kaldıramıyor kucağa

Sabah olur çocuk gider oyuna

Oynar oynar kum doldurur koynuna

Bütün günah annesinin boynuna

İlahi çocuk gebereydin öleydin

Yılan olup kovuklara gireydin

Sabah olur çarığını geyemez

Tarlaya gider bir evleği süremez

Akşam olur yemeğini yiyemez

İlahi çocuk iki gözün kör olsun

Bulurum koca gül memeler sağ olsun

Ben geçerken ekinleri gök idi

Göründü mü annemgilin söğüdü

Kırıldı mı köyümüzün yiğidi

Anne beni niçin verdin ellere

Sen düşürdün beni dilden dillere

Kaynaklar: Mevlüt Kertmen