Türkü

Çolak'ın Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Ayar babamoğlu ayar

At üstünde tosun kovar

Halı heybe kara yamçı

Korkuyorum nazar değer

Atını koşuya koymuş

Alamazsa vurrum demiş

Ünlüyüdü babamoğlu

Ağzında dişleri gümüş

Çuha şalvar sallanıyor

Duyunca kırıldı belim

Ya nidicin kör olası

Yedi yetim çifte gelin

Mezerin dibinde yatmış

Otlar yolmuş tutam tutam

Bir kötü cenderme vurmuş

Utan babamoğlu utan

Görmüyon mu kız Sarı Kız

Korusuz konduğun yurtlar

Ben gedikten çıktıyıdım

Birbirine düştü atlar

Çuha şalvarın pezeği

Kekil Kayseri tozağı

Müşelge'de at oynatır

Söğütlü bunun gezeği

Halı heybe kara yamçı

Ne hoş yakışır kır ata

Ünlüyüdü babamoğlu

İlan oldu memlekete

Kız Sarı Kız biliyon mu

Korusuz konduğun yurtlar

Çık Kozan'ın dağına da

Adana'ya seyir eyle

Telgıraflar okununca

Çarşının içinde şaştım

Ben ölüyüm babamoğlu

Gelirken işliğim düştü

Merdivenden düşüyordum

Telgırafçı tut(tu) elimden

Bu kardeşim çetebaşı

Memmet'im gelir talimden

Kadan' allım Halil Hoca

Kardeşi eyledik bohça

Hortatmıyom Morca Kaha

Atı tepeler yağmurça

Cenderme tutmuş atını

Terkiden düşmüş tütünü

Dar ikindi vakit akşam

İçeri sürün yetimi

Biner atın iyisine

Sürer yolun kıyısına

Anası yok öksüz diye

Dayanamaz Sarı'sına

Kaynaklar

Raşit Yakut

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Kamalı Sultan. Kaynak kişiler: Raşit Yakut (1943), Karamanlı, Pınarbaşı; Cemal Karslı (1934), Çördüklü, Pınarbaşı; Ziya Demir (1933), Ankara. Ayar, düzgün, ağırbaşlı; Tosun kovmak, Çolak'ın büyükbaş hayvan ticareti de yaptığı bilinmeli; Halı, heybe, kara yamçı, bu malzemeler o zamanın koşullarında herkeste bulunmazdı, varlıklı olduğu vurgulanıyor; Vurrum, vururum; Dişleri gümüş, beyaz, bakımlı dişli denmek istenmiş; Nidicin, nideceksin; Mezer, mezar; Korusuz yurt, korulanmayan (korunmayan), kimsenin olmayan, sadece kendisinin olan yurt; Çıktıyıdım, çıktıydım, çıktım idi; Birbirine düştü atlar, at çok hassas bir hayvan olduğundan, sahibini ta uzaktan bile görünce hemen onu tanır; Pezek, şalvarın bağ takılan yeri; Müşelge, Tomarza, Söğütlü'de yer; Gezek, gezilen, eğlenilen yer; Biliyon mu, biliyor musun; Ölüyüm, öleyim; İşlik, gömlek, mintan, işlemeli, kollu, kolsuz olabilirdi; Çetebaşı, Şar'ın, Saimbeyli'nin Ermeniler'den kurtarılmasında çete olarak çalıştığı söylenir; Memmet, kardeşi; Bohça eylemek, elbisesini bohçaya koymak (mecazen); Horta, palavra; Yağmurça, bir geyik cinsi; Sarı, oğludur. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.371-372-373. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.428 defa görüntülenmiştir. «Çolak'ın Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir