Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Sabahanan sabahanan
Kayfe gelir tabağanan
Ömer bacıların kurban
Kucağında bebeğinen
Ne topracık elemişim
Ne beleğe belemişim
Ömer ışkıya olsun deyi
Devre dilek dilemişim
Ömer benzer doğan aya
Martinin' dayamış taşa
Tevirinen öldürmüşler
Sen' öldürmek diye diye
Paltayınan adam' ölür
Seni tutsun kara dertler
Ben Ali'ye güveniyom
Hayfını alıcı Kürtler
Vili tel yeğenim vili
Kekil girebolu teli
Ana ben' öldürtme demiş
Akkız'a yalvarmış Ali
Ne ağlıyon kele Zala
Ellaham bacısı olun
Binboğa çok serin olur
Poçuyu boyununa dola
Ne fazla ağlıyon Emiş
Ellaham bacısı olun
Tevirinen öldürmüşler
Kamasının ucu gümüş
Burda ışkıya eğlenmez
İn Yalak'ın döleğine
Öleneç' aklımdan çıkmaz
Palt' oturmuş küreğine
Oğlum Koçdağına gitmiş
Orada almış ününü
Ar değli mi İnc' Ömer'im
Soymuşlar zabit donunu
Kapıya bayrak diker de
İçerde dövdürrüm davul
Bu yanına kalır m'ola
Cin Durdu dediği gavur
Sağ yanında altıpatlar
Sol yanında kama saklar
Öldüğünü duydu m'ola
Ömer'in yoldaşı Kürtler
Aplak İnc' Ömer'im aplak
Poşu bağlar yaprak yaprak
Enli döşe çatık kaşa
Gönendi mi kara toprak
Yalak'ın arkası kaya
Oradan bakarlar aya
Oğlum kivrasına gitmiş
Gezememiş doya doya
Şu da Ömer'in bacısı
Ağlar yolunu yolunu
Bir korkum var diyemiyom
Alişir alır gelini
Işkıyalar dağa çıktı
Ömer silahını doldur
Düşmanın Kara Halil değil
Vur da Alişir'i öldür
Hele kekile kekile
Kekil yüzüne döküle
Öldürmüş adını vurmuş
Evin başına yıkıla
Odaya buyur etmişler
Altına döşek atmışlar
Ocağa kayfe sürmüşler
Boynuna palta vurmuşlar
Haymanın altına atmışlar
Üstüne palaz örtmüşler
Gavurumuş gavur düşman
Paltayla kıyma etmişler
Emeklerim emeklerim
Yürüyemez imeklerim
Kapıları açık kor da
Ömer yolunu beklerim
Gezdiğin dağları gördüm
Ağlayı ağlayı öldüm
Hiç bir şeyin bulamayıp
Kanlı kekiline döndüm
Kaynaklar
Dudu Koç
Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Okkalı'nın kızı Ferik Zala ve anası. Kaynak kişiler: Dudu Koç (1938), Çörekdere, Sarız; Ziyadoğlu Tatlı Mustafa Doğan (1929), Yalak (Yeşilkent), Sarız. Sabahanan, sabahleyin; Kayfe, kahve; Tabağanan, tabak ile; Işkıya, eşkıya; Devre, ters; Martin, tek kurşun atan tüfek; Tevir, hile, al; Öldürmek, öldürmeyiz; Sen', seni; Paltayınan, balta ile; Güveniyom, güveniyorum; Hayf, öç; Vili, yazık, eyvah, vah vah; Kekil, kakül; Girebolu, üzüm salkımı gibi fakat ondan küçük, meyvalı bir ağaç; Ben', beni; Ellaham, Allah'a malum, herhalde, sanıyorum; Poçu, poşu; Öleneç', öleneçe, ölene değin; Palt', balta; İnc' Ömer, İnce Ömer; Zabit, subay; Don, elbise, giysi; Dövdürrüm, dövdürürüm; Altıpat, altı kurşun alan-atan toplu tabanca; Aplak, yuvarlak, dolgun yüz için böyle denir; Kivra, kirve, dost, arkadaş; Yolunmak, saçını, yüzünü yolarak ağlamak; Palaz, keçi tüyünden dokunan çul, sergi; Kor, koyar, bırakır; On beşinci dörtlükte, Ömer'in, Alişir sanarak yanlışlıkla, Alişir'in ağabeyi Kara Halil'e silah sıkması anlatılmak isteniyor. On altıncı dörtlükle, Deli Ömer'i öldürenler, o günlerde doğan bir çocuğa "Ömer" adını koymuşlar, bunu anlatmak istemiş. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.206-207-208-209. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 2.080 defa görüntülenmiştir. «Deli Ömer'in Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç