Türkü

Delileroğlu Çolak'ın Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Karacaören'in başında

Silahım kaldı taşında

Gökçek bize plan etti

Yeğenlerim sağ paşinde

Biri okur biri yazar

İnce Hacım kızdan güzel

Çolak'a usta diyorlar

Uçan kuştan hile sezer

Ne kötüsün bire Gökçek

Siper oturdun çalıya

Doncak köynekçek olduk da

Resim çektirdik valiye

Kardeş gibi geziyorduk

Adam kardeşe kıyar mı

Yoklu musun itin dölü

Adam elbise soyar mı

Çanakpınar'a gelir de

Haymaya bağlar atını

Kol açık dirseğim açık

Böyle büyüttüm yetimi

Çolak deyip gelip geçme

Her pınardan bir su içme

İşte bura meydan yeri

Kaçma valiciğim kaçma

Kağnıyınan getirdiler

Teker çaldı kollarını

Kekil iki yargalandı

Anam görsen hallarını

Çolak'a usta derlerdi

Hiç iş geçmemiş başından

Sol böğrüne yat İrbehem

Ateş et siper taşından

Kara Hacı'nın kekili

Cebinde mendil sokulu

Azziye'ye varıncağız

Müstantik vermiş akılı

Siz Çolak'ı biliniz mi

Üç kor bağlardı fişeği

Öldürmüşler sıra sıra

Üçü de Kozan uşağı

Azziye'ye varıncağız

Tepe mahalle(ye) koymuşlar

Katil Memmet'i bilirik

Çolak hangisi demişler

Zor olur kardeş acısı

Yalımı yakar bacısın

Hepiniz uykuya yatman

Bekçi kon küçük Hacısın

Katil Ahmet çetebaşı

Yukardan dürbünle bakar

Kimi tabancamı almış

Kimi saatımı takar

Koç boğazlamış yemişler

Yatak uyuyak demişler

Gavurumuş gavur dölü

Oğluma nasıl kıymışlar

Akşam değirmenden geldim

Oturup da kalka kalka

Oğlum' elimden aldılar

Şu gözlerim baka baka

Ayağımız yalın kaldı

Atı bağladık çalıya

Köynekçek Zelhin'e indik

İresmi durduk valiya

Ahmet vuruldu deyince

Bir kalktım da bir oturdum

Gavur musun gavur dölü

Seni sırtımda götürdüm

Saykı bir yangından kaçtık

Gece Gezbel'ini geçtik

Karacaören'in başında

Orda bir plana düştük

Daha aklımdan çıkmıyor

Tüfeği astığım çalı

Gökçek beni heyl' öldürür

Üstüme gelemez vali

Kaynaklar

Hasan Gürbüz

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Anası ve katil Ahmet'in anası. Kaynak kişi: Fatma Kılıç (Kara) (1326), Yalak (Yeşilkent), Sarız; (Aşık) Mehmet Kurnaz (1935), Emiruşağı, Tomarza; Hasan Gürbüz (1930), Sarız; Cemal Karslı (1934), Çördüklü, Pınarbaşı. "Doncak, köynekçek olduk": Çolak öldürüldükten sonra katiller elbisesini soyuyor, vali de onu bu biçimde gördüğünden böyle söylüyor. Yoklu, fakir; Çanakpınar, Tomarza'nın bir köyü; Hayma, ot vurmak için yere dikilen çatallı ağaç-ağaçlar; Kollarının tekerin çalması, kağnıya yükletilen cesedin, buraya sığmayıp, kağnı tekerine kollarının değmesi, çalması olarak belirtilmiş; Kekil, kakül; İrbehem, İbrahim; Müstantik, sorgu yargıcı; Azziye, Aziziye, Pınarbaşı; Biliniz mi, bilir misiniz; Kor, sıra, dizi; Varıncağız, varınca; Bilirik, biliriz; Yalım, alev, yangı; Yatman, yatmayın; Kon, koyun; Yatak, uyuyak, yatalım, uyuyalım; Zelhin, Tomarza'nın köyü; İresmi, resmi anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.191-192-193-194. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.939 defa görüntülenmiştir. «Delileroğlu Çolak'ın Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir