Türkü

Dertli-name

Bolu

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Nağme-hoş (...) pakize-dem

Mest-i ışık-u muhabbet (...) kalem

Zümre-i uşşakın olur hem-demi

Cümle esrarın odur hem-mahremi

Dedi bana hoş pend edüb (...) sen

Eyleme aludelere su-i zan

Zahid-ü fasık bilür Allah bir

Cümlesi bende-i dergahidir

Kalbe nazar eyler imiş ol kerim

Kaadir-ü gaffar'üz-zünub-u rahim

Dinle sen kısssayı nakleyleyim

Gördüğüm esrarı bütün söyleyim

Bin iki yüz altmış bir idi sal

Ankara'da oldu bu surette hal

Ankara sükkam gani ve fakır

Gördüler ol hali sagi-ü kebir

Cümlesi de Hakk'a gönül bağladı

Hem işiden hem görenler ağladı

İşte budur kıssa-i nuhuste

Işk ile sevda ile araste

Var idi bir şair-i şuride-hal

Tuti-i hoş-gu gibi şirin-mekal

Söyler idi nazm-ı bedihi he man

Şi'rde çekmez idi emek bi-güman

Ağzım açtıkta ol şirin-kelam

Nazm ile eyler idi arz-ı meram

Bilmez iri Şafiye ve Kafiye

Lik müsahhar idi ana kafiye

Sözlerinin cümlesi mevzun idi

Herkes anın nazmına meftun idi

Gerçi suhan-ğlukta ferd idi

Kendi gibi sözleri pür derd idi

Dertli idi mahlası biçarenin

Derdini verdi dil-i avarenin

Bulmuş idi şi'r ile ol yadigar

Geredeli Dertli diye iştihar

Derdi anın ışk-ı civanan idi

Pir iken de ışk ile suzan idi

Görse ne dem bir sanem-i hub-ru

Olur idi ışk ile eş'ar-gu

Medh-i civanan idi hem pişesi

Mey idi mahbub idi endişesi

Bu da acebdir ki ol mest-i harab

Işk ile etmiş idi bağrın kebab

Zikr'olunsa ger Haseneyn-i kerim

Eylendi anlara ta'zim azim

Sıbt-ı Nebi'den o kerem kanları

Can ile sevmişti ol sultanları

Yad olıcak vakıa-i Kerbela

Bu sakalın yolup eylerdi büka

Bir kişi ol vak'ayı hoş söylemiş

Bu dahi kendini zebh eylemiş

Şerha şerha sinesi şüruh idi

Gördük anın sinesi mecruh idi

Kuh-bülend üzre gezerken Veli

Bir kişi dahi buna demiş ki ey deli

Hazret-i masum civan iken şehid

Sen dahi sağ mı gezeceksin pelid

İşidicek bu sözü ol nim-can

Kendini dağdan atmış imiş heman

Kalmamış anın o zaman hiç sağ yeri

Yine olmuş idi ışkla dipdiri

İşte ol dıvane-i rüsva-yı ışk

Kays veş üftade-i sahra-yı ışk

Hal-i şebabında gezip çok sebil

Gördüğünün uğruna vermişti dil

Olmuş anın aşık-u aşüftesi

Musikide de görülmüş bestesi

Gördüğü amma ki bülend- iştihar

Alişan Bey denmek ile namdar

Büyüyüp ol tıfl-ı semmen-i hisal

Sıfat-ı mehasinle buldu kemal

Hüsn ile ol bir şeh-i huban idi

Mir değil doğrusu bir sultan idi

Biz dahi gördük ol beyi hayli dem

Doğrusu bir mir-i mehasin-şiyem

Nazik-ü nermin sühan-ü dil-nüvaz

Dertlilere lutfu ile çare-saz

Celbi kulub ile o ali-makam

Oldu kapıcıbaşılıkla bekam

Çünkü kerim idi ol mir (...) şiar

Eyler idi Dertli'ye çok i'tibar

Her nereye gitse ol mir-i kerim

Dertli'yi yanında eylerdi nedim

Dertli dahi ana gazel-han idi

Her sözünün başı Alişan idi

Çektiği dem badeyi can aşkına

Derdi bu sağar Alişan aşkına

Her ne zaman sazına verse düzen

Olur idi Alişan'a mudrıban

Geçti bunun üstüne çok mah-ü sal

Geçmedi ışkından ol aşüfte-hal

Işk ile serhoş idi serhoş idi leyl-ü nehar

Mesti idi medhuş idi leyl-ü nehar

Meygedeye her ne zaman girse der

Verir isen badeyi Dertli'ye ver

Parasını mir verirde badenin

Kaydı değil alek ol üftadenin

Badeyi içtikçe ol pir-i duta

Mir Alişan'a eyler idi dua

Bade idi ışk idi her sohbeti

Leyl-ü nehar mestlik idi adeti

Bir gece adetçe mest idi girar

Girdi Alişan huzuruna heman

Çok idi göçmek içün çün niyyeti

Ahirete vermiş idi rihleti

Etti Alişan Bey'e vafır dua

Dedi veda etmeğe geldim sana

Lik sen idin bana mani olan

Aşıkı maşukudur ancak tutan

İşte bu mansıba getirdin beni

Sen dahi yad eyle unutma beni

Perçemini eyleyeyim bus-ü şemm

Vakt-i vedadır ki bu demdir o dem

Çünkü eda etti meramın o pir

Açtı başın perçemin gösterdi mir

Pir heman perçemi etti şemm-ü bus

Ahirete rihlet içün çaldı kus

Çıktı huzurundan ederek sema'

Cümle tevabi ile etti veda

Eyledi tevhid ile hatm-i kelam

Dertli de dermanım buldu tamam

Buldu aralıkta bir eski hasir

Yattı anın üstüne can verdi pir

Vasıl-ı Hak oldu verdi canını

Dertli de buldu hele dermanını

Aşık'ın ahvali böyle ey habir

Anla nedir kıssa-i pir ile mir

Aşıkı alude görüp söz söyleme

Mest deyü herkesi zemmeyleme

Kıssadan al hisseyi ey nik-nam

Aşık olan böyle olur vesselam

Kaynaklar

Şair Dertli

Adil Ali Atalay Vaktidolu, Can Yayınları - 85, Birinci Basım, Kayhan Matbaacılık, İstanbul - Mayıs 1998, s

Kaynak notu: Şemsettin Kutlu'nun Tercüman 1001 Temel'de çıkan "Şair Dertli" yapıtından aynen alınmıştır. "Dertli-name" adını uygun gördüğümüz bu mesnevi Dertli'nin şahsiyetine ve çevresine yaptığı tesirlere ışık tutması bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Çankırılı Talat Bey notlarında: "Bu manzumeyi aslı veya sureti olan nüsha eski Rize milletvekillerinden Rahmetli Ali Bey'in zengin kütüphanesinde bulunan mecmuadan istirsah ettim demektedir." Okuyamadığı veya esas nüshada boş olan yerleri tabiatıyla kendisi de boş bırakmıştır. Bu durumuyla manzume aynen buraya aktarılmıştır. Aşık Dertli Baba - Derleyen: Adil Ali Atalay Vaktidolu, Can Yayınları - 85, Birinci Basım, Kayhan Matbaacılık, İstanbul - Mayıs 1998, s.191-192-193-194-195-196. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.187 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir