Türkü

Dinleyin Ahibba Edeyim Beyan

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Dinleyin ahibba edeyim beyan

Dillerde daima söylensin heman

Bin üç yüz on üçte bilin ki tamam

Yunaniler ile olan kavgayı

Daim kahbelikle çıkar meydane

Eşkıyadır diye eder bahane

Kadın erkek demez kasd eder cane

Hiç mi düşünmezler gani Mevla'yı

İptida Girid'e bir parmak vurdu

Miralay Vaso'yu kumandan koydu

Cezire usatı bunlara uydu

Şübhesiz anlar da bulur belayı

Devletlere hemen haber erişti

Cümlesi hep birden telaşa düştü

Harb sefineleri çabuk yetişti

Abluka ettiler hemen adayı

Vaso'ya nasihat hiç kar etmedi

Fenalıklarından hiç vazgeçmedi

Henüz oradadır çıkup gitmedi

Lakin kaptırmazlar hazır lokmayı

Yunaniler kat'en karar verdiler

Hayır yok Girid'ten bize dediler

Hudut boylarına yüz çevirdiler

Bak şimdi yediler tatlı helvayı

Hududu boş sandı bu serseriler

Açlık susuzluktan canları inler

Görsünler vahşilik anları neyler

Taciz eylediler bütün dünyayı

Giriştiler hudut tecavüzüne

Cesur görünmeğe halkın gözüne

Nasıl çıkacaklar insan yüzüne

Şiddetli gördüler müdafaayı

Pek çok tecavüze cür'et ettiler

Haylı leş bırakup geri gittiler

Kaçarken birbirin sürüp ittiler

İslamlar arkadan çekti yuhayı

Huda-yı lemyezel haksız iş yapmaz

Mazlumların ahın yerde bırakmaz

Yakında gösterir pek çok uzatmaz

Bir anda mahveder kavm-ı a'dayı

Padişah tahtında çak sabır etti

Elbet bu sabrın da vadesi yetti

Umum kumandana irade etti

Görsünler düşmanlar şimdi kavgayı

Beş rumi Nisan'da harb i'lan oldu

Düşmanların yüzü sararup soldu

Yunan askerleri aceb ne oldu

Bırakup kaçtılar koca ovayı

Ol saat çalındı hücum borusu

İslam askerleri arslan yavrusu

Eğer isterseniz sözün doğrusu

Bunlara layıktır demek fedayi

Her taraftan girişildi kavgaya

Otuz altı saat sırtı sıraya

Top tüfenk sesleri çıktı semaya

Zabitler kesmedi hiç kumandayı

Edhem Paşa geldi meydan-ı harbe

Askere buyurdu korkmayın asla

İstirahat edin var asker burda

Teneffüs ediniz biraz havayı

Asker dedi Paşa'm rica ederiz

Biz ceng ü cidalde rahat ederiz

Ölür isek dahi rahat ederiz

Biz istemeyiz işbu tabiyeyi

Gelürken anamız eyledi nida

Ayaallerinizle edin elveda

Yavrularınızı gözetsün Huda

Allah açık itsün sizlere rahı

Ömrümüz var ise yine geliriz

İnşallah sizi hep sağ buluruz

Ya şehid ve yahut gazi oluruz

Hemen biz bu yolda olduk fedayi

Babalarımızın öptük elini

Kimimiz bıraktık taze gelini

Bu devlet uğruna verip serini

Canlar atıp geldik bizler burayı

Böyle söylenerek hep vedalaştık

Hududa gelince bunca dağ aştık

Kimimiz kurşuna sinemiz açtık

Biz hiç düşünmeyiz artık dünyayı

Yaşasınlar seci' arslan askerler

Cesur kahramanlar er oğlu erler

Şecaatlerinden titriyor yerler

Edelim anlara hayır duayı

Hayri Paşa eydür haydi ileri

Gün bu gün evlatlar kalmayın geri

Memnun eyleyelim Hak Peygamber'i

O emir kılmıştır bize gazayı

Bir taraftan Neş'et Paşa fırkası

Bulunduğu mevki hudut ortası

Göründü karşıdan düşman noktası

Verelim düşmana şimdi cezayı

Memduh Paşa'nın da çoktur gayreti

Görenlerin mutlak artar hayreti

Bir başka kuvvettir Hak din kuvveti

Tarümar ettirir bütün a'dayı

Hakkı Paşa daim gözetir hakkı

Hatırdan çıkarmaz cenab-ı Hakk'ı

Yedirir askere güzel erzakı

Gayreti tuttu kubbe-i minayı

Haydar Paşa dahi vezir-i sadık

İsmi müsemmaya hem de mutabık

Askeri kendine düşmüş muvafık

Hatırdan çıkarmaz ulu Mevla'yı

Gazi Osman Paşa hem Osman Paşa

Nüfuzları geçer dağlara taşa

Korkmaz bu arslanlar salar ateşe

Memnun eylediler bütün dünyayı

Erkan-ı harbler de hep gider önde

Fenn-i harble çektik düşmana perde

Sıkıştı düşmanlar hem üç dört yerde

Aldık ellerinden biz Tesalya'yı

İlerde bütün süvari kolları

Muayene etti bunlar yolları

Dehşete gelirdi gören bunları

Toz duman ettiler bütün ovayı

Az uzak durdular Yeni Şehir'den

Piyadeler dahi geldi nehirden

Arş ileri etti cümlesi birden

Kaçtı Yunanlılar bırakt(ı) orayı

İstikbale çıktı ordaki Türkler

Birlikte Rumlar'la hem Yahudiler

Buyurun diyerek davet ettiler

Çok ettiler Yunanlı'dan şekvayı

İnayet-i rahmet yetişti bize

Üçler'le Yediler hem Kırklar bile

Birlikte girdiler Yeni Şehir'e

Şükür feth eyledik diktik bayrağı

Mehmed acizleri söyledim yani

Lisan-ı acz ile işbu destanı

Kusurum bilirim çoktur noksanı

Görünüz fakiri afve sezayı

Kaynaklar

Aşık Mehmed

Kaynak notu: Destan. Halk Şiiri Antolojisi - Prof. Dr. Şükrü Elçin, Kültür ve Turizm Bakanlığı: 1008, Gençlik ve Halk Kitapları Dizisi: 39, Başbakanlık Basımevi, Birinci Baskı, Ankara - 1988, s.226-227-228-229-230. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 535 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir