Tek sayfa (2 sütun)

Doğanşar'a Özlem

Sivas

Derdin ile oldum divane deli

Kıvrım kıvrım yollarını özledim

Gözümde tütüyor Sivri Tekeli

Çiçek kokan bellerini özledim

Çocuk iken boz eşeğe binerdim

Sevinerek yıkılgandan inerdim

Göl yapıp da ırmağında çimerdim

Boz bulanık sellerini özledim

Şu deli gönlüme vuramadım gem

Sakın bu halime eyleme sitem

Çaldibi'ni sarmış yağlıca çiğdem

Gonca gonca güllerini özledim

Salısok'tan kaval sesi duyardım

Bu nağmeye çaresizce uyardım

Gece gökyüzünde yıldız sayardım

Senin bu tür hallerini özledim

Duman almış Tekeli'nin başını

Arzularım baharını kışını

Evlik dolmasını herle aşını

Ocaklıkta küllerini özledim

Var mı seni benden daha çok seven

Bana gül görünür dağında keven

Harmanda sapların üstünde döven

Buğdayında çillerini özledim

Irmak kıyısında servi söğütler

Düğünlerde o söylenen ağıtlar

Harmanlarda halay çeken yiğitler

Gardaş beri gellerini özledim

Dağların boş olur gelince güzün

Kırların bir cennet olmasa düzün

Kağnıda koşulu kara öküzün

Ayağında nallarını özledim

Derlerdi ki filanca yer perili

Dört bir yanın birbirine girili

Odalarda kanepeye serili

Minderini çullarını özledim

Muhkem bir beldesi ora İslam'ın

Olsa da gülersin kederin gamın

Haştaş'la Küllüce hem Alaçam'ın

Acı esen yellerini özledim

Güderdik dağlarda öküzle manda

Çocukluk ya durmazdık bir mekanda

Çelikle tork oynar idik harmanda

Yaylalarda mallarını özledim

Kırtıllarda kekliklerin dolaşır

Şahin sesi yükseğinden ulaşır

Yeşmelerde koyun kuzu meleşir

Yeşil sarı allarını özledim

Mezgitli Körselik, Belbaşı durak

Gölyayla Dikenli bendeki merak

Çıkmıştır yollarda şimdi madımak

Döllüklerin döllerini özledim

Karasaban koşup tarla sürerdik

Toprakları kat kat edip dürerdik

Çaylıgöl Hümvek'ten fındık dererdik

Kabuğunu follarını özledim

Yılda bir gün panayırı kurulur

Mehter zurna çalar davul vurulur

Başpehlivan meydanlara kurulur

Dosta açık kollarını özledim

Top perçemli kızlar yorulmak neymiş

Bilmezler yeşmede ederler emiş

Vatandan ayrılmak ne illet şeymiş

Senle olan yıllarımı özledim

Babam bağırdıkça duymadığımı

Akşamki sopayı saymadığımı

Irmak kıyısında oynadığımı

Çökeliği limlerini özledim

Irmak kıyısında hep koşa koşa

Çocuklar çıkardık o Cırttutaş'a

Doğanşar güzelsin hep baştanbaşa

Cücüleri çallarını özledim

Her gün seni düşlerimde görürdüm

Gelmek için canlarımı verirdim

Yıkanırken, başıma da sürerdim

Çamurunu killerini özledim

Duman sarmış Tekeli'nin başını

Özledim lorunu bir de keşini

Bir yol öpsem toprağını taşını

Kırlarını çöllerini özledim

Yüzük odasında yiğidim diyen

Yüzük bende deyip sopayı yiyen

Yüzükte yenilip hılleti giyen

O acayip kullarını özledim

Gelin olan genç kızların yasını

Karanlıkdere'nin duman pusunu

Minarelerinden ezan sesini

Hakk'a açık ellerini özledim

Bir acayip manzaradır Çalucu

Besürü Havile tatlı alıcı

Demirci örsünde döverken tucu

Alnındaki terlerini özledim

Doğanşar Ömer'in öz cennet yurdu

Eksilmez dağların dolanır kurdu

Hasretinden yine gönlüm kudurdu

Bir gel desen (gel)lerini özledim

Kaynaklar: Ömer Tozar