Tek sayfa (2 sütun)

Dünyanın (Ehl-i Kamil Olan)

Artvin

Ehl-i kamil olan güşun yetirsin

Eyliyem vasfını dar-ı dünyanın

Kimse bilmez ne zamandan beridir

Bilinmez hikmeti sırrı dünyanın

Sırrı hikmetini bilir yaradan

Bunca insan halkolmuştur turaptan

Bakalım temeli bendi nereden

Temelidir bir gevheri dünyanın

Gevhere hak baktı ab olup aktı

Ol bahir çalkandı köpük bıraktı

Yerler ki halkoldu zamana çıktı

Tamam yedi kattır yeri dünyanın

Yerler ki halkoldu ol vakit gökler

Zemin ki titreşir onu ne eğler

Kudret sahibidir hükmünde bekler

Yerindedir herbir emri dünyanın

Emrine cümlemiz olmuşuz kail

Turabı almaya indi Ezrail

Vermem diye yerler olmadı kail

Çok oldu figanı zarı dünyanın

Zar-ı müşkül oldu vasf-ı hal edem

Onda halkolundu turab-ı alem

Anadan cihana gelende adem

İrşad oldu peygamberi dünyanın

Peygamberin onda neydi atası

İgva veren şeytan idi ötesi

Ol Adem'dir cümlemizin atası

Milleti var ondan beri dünyanın

Beri kaldı yetmiş iki evladı

Evladından nice millet türedi

Ellerine verdi cüzi iradi

Gerek avrat gerek eri dünyanın

Erlerden er idi Hazreti Ali

Muhammet Mustafa sevgili kulu

Nice peygamberler geldi dopdolu

Ol Ahmet'tir bir serveri dünyanın

Zuhur etti iki cihan serveri

Dine davet etti nice küffarı

Çok kafirler ondan çektiler zarı

Ol vakitmiş hoş süruri dünyanın

Sürurla kafire kılıç çaldılar

İrşad oldu din İslamı buldular

Hidayet yetişti dine geldiler

Bazı kaldı bir küffarı dünyanın

Küffar milleti içlerinden seçerler

İgma olup mizanlara uçarlar

Nicesi dünyaya gelip geçerler

Kalmamıştır bir tutarı dünyanın

Tutan yok imiş aşk-ı şaraba

Bunca canlar katılırız turaba

Nice memleketler kaldı haraba

Yıkılmıştır köşk ciharı dünyanın

Çaresiz çekmişiz çok cevr u cefa

Zalim pek çok gelen yoktur insafa

Vallahi kimseye eylemez vefa

Yine yerindedir van dünyanın

Varı olan kimse gitsinler hacca

Varın zekatını versinler aca

Hakka şükredelim her gün her gece

Elbette tükenir ömrü dünyanın

Ömrümüz oldukça hakkı zikreyle

Mevlam yaratmıştır daim şükreyle

Alametler çoktur onu fikreyle

Sakın olmayasın kibri dünyanın

Kibirler hasımı Allah'tır Allah

Bu sözlerim hilaf değildir billah

Söyleyen kalmamış hasbeten lillah

Çok türedi hilekarı dünyanın

Hilekar türedi cihan bozuldu

Yalan yere şahadetlik düzüldü

Kalmadı şeriat gitti süzüldü

Yakın oldu ahir şeri dünyanın

Ahir şerden dahi yüzüm gülmedi

Cahiller alimden selam almadı

Yazık olsun büyük küçük kalmadı

Lezzeti yok bundan geri dünyanın

Geri dönmek gece gündüz düş oldu

Bundan sonra ömür sürmek boş oldu

Günden güne noksan yazı kış oldu

Değil imiş hoş süruri dünyanın

Süruri kalmadı tarihler doldu

Zaman ahir oldu miktarın buldu

Nice Süleymanlar cihana geldi

Vefasın' görmedi biri dünyanın

Birbirine mahlukat kalma kaldadır

Adalet kalmamış zalim eldedir

Kahpe felek nicesini aldadır

Yoğumuş namusu arı dünyanın

Ar kalmadı zahir oldu alamet

Elimizden geçti nice melamet

Tarih doldu yakın oldu kıyamet

Ol vakitten döndü devri dünyanın

Devri döner nası alır vesvese

Gökten iner ol dem Hazreti İsa

Deccal'ı huruca vuran da asa

İsa olur bir hünkarı dünyanın

Hünkar olur adaleti hoş olur

Yecüc Mecüc gelir çok savaş olur

Zerre kalmaz bir saatte nüş olur

Kesilir ırmağı bahri dünyanın

Bahri Yecüc ile Mecüc içerler

Vade tamam olup cümle göçerler

Ay ile gün arş altına geçerler

Ziya vermez şems kameri dünyanın

Kamer ziya vermez çöker zulumat

Kemalini bulur her bir alamet

Hak emri'le ol dem kopar kıyamet

Haçan ki çalınır süri dünyanın

Sür çalınır cümle ruhlar çekilir

İkincide bir kat yerler sökülür

Gökler pare pare olur dökülür

Dahi kalmaz bir eseri dünyanın

Bir eseri kalmaz tarumar olur

Ol vakitte kırk yıl virane kalır

Ahir sürde cümle ruhlar çekilir

Ol vakit sual olur cevri dünyanın

Cevr'ile ol emelimiz sorulur

Cümle dava ol divanda görülür

Hayr u şer tartılır nizam kurulur

Beyan olur günahkarı dünyanın

Günahkardan salih kulu seçerler

İgma olup mizanlara uçarlar

Ol vakitte liva ül hamd açarlar

Ol vakit tükenir kahrı dünyanın

Kahırlar tükenir gideriz ordan

Emel bağım açar ol gam-ı merdan

Ol huriler el ederler kabirden

Yüzlerin ziyası şems u kamerden

Dişleri inciden dihanı durdan

Köşkü sarayları yakut zeburdan

Bin bir vasfeylesem tükenmez dilden

Der Şamili ahir zamana geldik

Kaynaklar: Aşık Şamili