Türkü

Dünyaya Gelince

Çanakkale

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Ademoğlu şu dünyaya gelince

Taze açılmış güle benzer misali

Anadan doğup da kırkı çıkınca

Kalaylanmış tasa benzer misali

Üç yaşında çöke kalkmış oturur

Yedisinde cevabını yetürür

Mushaf almış hocasına götürür

El sunulmuş nara menzer misali

Mushaf alıp hocasına varınca

Hocasından dersin alıp gelince

Yiğit olup on beşine değince

Fidan sürmüş dala benzer misali

Yirmisinde kara sakal bitirir

Otuzunda hayır cevap yetirir

Kırk yaşında bağdaş kurmuş oturur

Önü bendli göle benzer misali

Ellisinde kara sakal bozarır

Altmışında vücut şehri nazelir

Kalbi kederlenir aklı azalır

Vakti geçmiş güle benzer misali

Yetmişinde ilik kemik sızılar

Sekseninde deve gibi bozular

Doksanında derman kalmaz gaziler

İçi çürük koza benzer misali

Mehemmed'im bunu böyle buyurdu

Muhammed de ümmetini kayırdı

Yüz yaşında talaz geldi savurdu

Uçup giden toza benzer misali

Kaynaklar

Mehmet Beybaba

Kaynak notu: Yaş Destanı. Kırkı çıkmak: Çocukların kırk günlük olması; Mushaf, Kur'an; Hayır cevap, doğru cevap; Bozarmak, rengini atmak, kırçıllaşmak; Nazelir, dayanıklığı azalır; Bozulamak, inlemek, böğürmek; Gaziler: Eskiden bu söz bir hitaptı; Koz, ceviz; Talaz, fırtına anlamlarına gelmektedir. Bektaşi Gülleri, Bektaşî-Alevî Şiirleri Antolojisi, Cahit Öztelli, Özgür Yayınları: 13, Üçüncü Basım - Kasım 1997, s.295-296. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 786 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir