Türkü

Eğil Dağlar Eğil Üstünden Aşam

Bilinmiyor

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Eğil dağlar eğil üstünden aşam

Yeni de talim çıkmış nasıl alışam

Ölmeden bir dahi yara kavuşam

Ah n'eyleyim gine dağlar dumandır

Gitti yarim geleceği gümandır

Sarı çiçek ile donandı dağlar

Yeşil yaprak ile şen oldu bağlar

Ağam sen gideli didem kan ağlar

Ah n'eyleyim yarim ellere yar olmuş

Dünya bana zından olmuş dar olmuş

Altın tas içinde kınam ezildi

Gümüş tarak ile zülfüm düzüldü

Ağam sen gideli didem bozuldu

Anam kirmenini almış eline

Dönsün baksın yavrusunun haline

Kendin ettim kendim buldum kime ne

Ağlayalım ana yazım bu imiş

Divitte kalemde görgüm çok imiş

Ak suvadan evimizin yapısı

Kitli kaldı odamızın kapısı

Böyle m'olur el oğlunun hepisi

Ah n'eyleyim ellere yar olmuş

Dünya bana dört köşeli han olmuş

Varın bakın demir kapı sürgülü

Siyah saçlar sırma ile örgülü

O kız bana küçücükten vergili

Kalmadı sabrım buna can mı dayanır

Seher vaktı yar uykudan uyanır

Varın bakın ceviz altı döşeli

Yanım belim ilaç dolu şişeli

Alt'ay oldu ben bu derde düşeli

Ah n'eyleyim aramızda dağlar var

Seni orda beni burda eğler var

Yağmur yağar sular akıp coşma mı

Evimizden çift güvercin uçma mı

Ehl'islamdan bir kız bana düşme mi

Ah n'eyleyim gine dağlar dumandır

Gitti yarim geleceği gümandır

Çık yukarı bağlasınlar başını

Kim ağlatmış sil gözünün yaşını

Gavuroğlu yazıda mı buldun eşini

Ah n'eyleyim yarim bana yar değil

Küstün ise barışalım ar değil

Aman ben de kız değilem gelinem

El yanında boynum buruk zelilem

Dedi soysuz altı aya gelirem

Aylar geldi yıllar geldi yar gelmez

Ben ne bilem elim ermez göz görmez

Ana beni kaldırmışsın atmışsın

Gökyüzünde durnalara katmışsın

Kadrim bilmez bir soysuza satmışsın

Değeri geçmiş imanı kaçmış dinsiz yar

Ben ağlarım kendi güler soysuz yar

Ağam çizme giyer koncu dizinde

Al yazma bağlanır şavkı yüzünde

Ahdım kalsın şu deyyusun kızında

Ah ben ağlamayım kimler ağlasın

Şu benim gönlümü kimler eğlesin

Mürekkep kabını duvara astım

Yazdım mektup aldım bağrıma bastım

Şu yalan dünyadan umudum kestim

Ya sen gel buraya ya ben varayım

Elmas kadehleri ben doldurayım

Gece demez gündüz demez kor kaçar

Beşik arasında günlerim geçer

Buna yanık sevda derler tez geçer

Ah ben ağlamayım kimler ağlasın

Şu benim gönlümü kimler eğlesin

Ağam budur senden benim dileğim

Dert üstüne dert bağlıyor yüreğim

Nerde kaldı ala gözlü meleğim

Ah ben ağlamayım kimler ağlasın

Şu benim gönlümü kimler eğlesin

Ağam sen gideli dışa çıkmadım

Darayı zülfümü fese sakladım

Mor mintanlı yiğitlere bakmadım

Tez gel ağama (okunmuyor)

(Bu kısımdaki kelimeler okunmuyor)

Geceleri uyku girmez gözüme

Yastık tiken olmuş batar yüzüme

Uyma dedim uydun eller sözüne

N'edeyim dünyayı dünya malını

Gönül arzuluyor eski yarini

Yüce dağ başında nevruzum susuz

İnanın cahilim duramam yarsiz

Hem anasız hem babasız hem yarsiz

Ellerin köyünde yurtsuz yuvasız

Haydi gidek senin ile bahçeye

Derdimi çıkıladım koydum bahçaya

Şimdi rağbet güzel ile akçaya

N'eyleyim dünyayı dünya malını

Gönül arzuluyor eski yarini

Ağamın giydiği ketenden gömlek

Dünyada yoğimiş öksüze gülmek

Bize yaramadı gurbet beklemek

Bir dahi güvenmem yarim var deyi

Gelirse yollamam hasret zor deyi

Ağam İstanbul'u mesken mi tuttun

Gördün güzelleri beni unuttun

Sılaya dönmemeye yemin mi ettin

Gayrı dayanacak halim kalmadı

Mektuba yazacak sözüm kalmadı

Ağamın döktürdüğü burma kuşağı

Kime koyup gidiyon oğlan uşağı

Gurbet ele kaba serdin döşeği

N'eyleyim dünyayı dünya malını

Gönül arzuluyor eski yarini

İstanbul'un türlü çeşit boyası

Yüzüme bakmadın karnım doyası

Kör olup da Allahımdan bulası

N'eyleyim dünyayı dünya malını

Gönül arzuluyor eski yarini

Posta yollarını dolanıyorum

Yitirdim yarimi aranıyorum

Ağam sağlığına güveniyorum

Sağ olanlar gelir bir gün evine

Yakışmaz gurbetlik taze geline

Bu yıl ayva çoktur dallar götürmez

Dağlar tiken olmuş kervan oturmaz

Benim bağrım yufka sitem götürmez

Ben garibim yar yüzüme bak benim

Söyündürme çıralarım yak benim

İğde çiçek açtı yaz gelir m'ola

Gönül bu sevdadan vaz gelir m'ola

Şaşırıp da soysuzlara düşürme

Gelir m'ola dal fesini eğerek

Gelir m'ola bıyıkların burarak

Kuyunun başında kalayl'aşırma

Kadir Mevlam düşmanımı şaşırma

Şaşırıp da soysuzlara düşürme

Ben garibim yar yüzüme bak benim

Söyündürme çıralarım yak benim

Ocağını çatmış taşını koymuş

O yar ben'unutmuş eşini bulmuş

Doluya borana başını koymuş

Bilmiyon mu benim sana yandığım

Ellerim koynumda mahzun kaldığım

Kuyunun başına gelmesin eller

Bugün meraklıyım açılman güller

Gurbetten yarimi geliyor derler

Gelir m'ola dal fesini eğerek

Gelir m'ola bıyıkların burarak

Yine yeşillenmiş Kerme Bağları

Bakarım erimez dağların karı

Bergüzar yolluyor ellerin yari

Saçlarım boynuma düzer ağlarım

Ellerin yanında güler oynarım

Verdiğin yazmayı ateşe attım

Kül ettim benzimi yoluna baktım

Ya senin tecellin ya benim bahtım

N'ideyim dünyayı dünya malını

Gönül arzuluyor eski yarini

Ağam sen gideli yedi yıl oldu

Diktiğin dikmeler meyveye geldi

Seninle gidenler sılacı oldu

Tez gel ağam tez gel olma muhannet

Gurbeti icat eden görmesin cennet

Ellerin mektubu gelir okunur

Şu benim gönlüme hançer sokulur

Bir ah çeksem karlı dağlar yıkılır

Arı gibi geçinirdim sır ilen

Geçti gelin ömrüm ah u zar ilen

Bir dahi kavuşsam nazlı yar ilen

Aramızda dağlar var

Ah n'eyleyim seni orda eğler var

***

Hasan Usta Ağzından (XXII 58)

Sarı çiçek mor menefşe zamanı

Hiç durmayıp ağlamanın zamanı

(Bu kısımdaki kelimeler okunmuyor)

Atım yanaşmıyor binek taşına

Kolum ulaşmıyor eğer kaşına

Daha neler gelir benim başıma

Ben n'eyleyim aramızda dağlar var

Küsme yarim barışalım eller var

***

Bülbülü suvardım altın tasılan

Çok günler geçirdim kara yasılan

Beni sever idin çok hevesilen

Ya ben ağlamayım (okunmuyor)

Verdiğin yazmayı bürüneyim mi

Çıkayım ellere görüneyim mi

Şu gurbet ellerde sürüneyim mi

Ya ben ağlamayım (okunmuyor)

Cevizin yaprağı narindir narin

İçerim kan ağlar dışarım serin

Yolunu beklerim bir taze gelin

Ya ben ağlamayım (okunmuyor)

Cevizin yaprağı düştü dalından

Kahpe felek yarimi aldı elimden

Korkar oldum ayrılıktan ölümden

Ya ben ağlamayım (okunmuyor)

Yazmalar içinde karalı yazma

Düşmanlar içinde ağlayıp gezme

Yazarsan mektubu kahırlı yazma

Ya ben ağlamayım (okunmuyor)

Garibin cezvesi kaynamaz oldu

Şu bülbül dillerin söylemez oldu

Sen gideli de haylı yıl oldu

Mektupta yer kalmadı gel diye diye

Öldüm gurbet elde de birtanem

***

Hacı Turanoğlu ağzından (XXII 58)

Sabahtan kalktım ki kuş katar katar

Ayrılmış eşinden ac'acı öter

Kınaman ahbaplar ölümden beter

Tez gel ağam yine bayram geliyor

Herkes sevdiğine ağam neler alıyor

Kaynaklar

Ahmet Şükrü Esen

Kaynak notu: Eğin türkülerinden bentler halinde kopup çeşitlenmeler mevcut. Ahmet Şükrü Esen - Anadolu Türküleri, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Emel Matbaacılık, 1986 - Ankara, s.207-208-209-210-211-212-213-214. Sözleri Zeynep Ceren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 5.059 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir