Tek sayfa (2 sütun)

Esnaf Destanı

Küçücükten çıktım gurbet ellere

Hakikat rahına düştüm gezerken

Eski sözdür gelir yazılan sere

Aşk atına bindim yayan giderken

Şair oldum evvel dinle yalanı

Vezn ü mevzun derler bilmem ben anı

Unuttum bildiğim Türkçe lisanı

Arabi farisi sohbet ederken

Aşıklığı özge halet sanırdım

Çalıp çığırmayı adet sanırdım

Bunu ben bir kolay sanat sanırdım

Mızrabım kırıldı bozuk çalarken

Anladım ki bu bir çıkmaz sokaktır

Ben çıkardım diyen bunu ahmaktır

Bizlere marifet hayli ıraktır

Gözlerim karardı eş'ar yazarken

Aklımı fikrimi başıma derdim

Düşünüp giderken bir pire erdim

Otuz iki esnaf ahvalin sordum

Bana ol pir haber verdi sorarken

Vardım çiftçi oldum cümleden akdem

Yıllık ile tuttu beni bir adem

İçtiğim tarhana çorbası her dem

Ağzım yaktım sıcak çorba içerken

Hele kaçtım ben o köyden agağı

Vardım bir şehire bastım ayağı

Anda oldum bir çulfanın çırağı

Çıkrığım kırıldı masra sararken

Nalbant oldum kırdım nalın çoğunu

Bir katır nalladım dinle oyunu

Meğer acemiymiş bilmem huyunu

Çenemi teptirdim nalın sökerken

Berber oldum doldu dükkana eller

Şer'an tıraş eder kel başı berber

Ağustos gelince pek kokar keller

Usandım başını tıraş ederken

Hamamc'oldum hamam çöktü başıma

Tellak oldum bak şu benim işime

Çuldan bir kese pek gitti hoşuma

Yağır ettim birin(e) kese sürerken

Bakkal oldum kapan yaptım yerimi

Yağ tükendi Moskof aldı Kırım'ı

Kayıkç'oldum taktım küreklerimi

Tayfalar kırıldı kürek çekerken

Avcı oldum kuşlar havaya uçtu

Hırsız oldum kement boynuma geçti

Gemic'oldum gemim engine düştü

Hele ben kurtuldum tekne batarken

Kalafatçı oldum alem uşattı

Limanda tekneler hep ağır yattı

Kalafat ettiğim gemiler battı

Andan da kovulduk hi(y)le ederken

Balıkç'oldum balık ağa girmedi

Asla dört paraya elim ermedi

Dilenc'oldum kimse para vermedi

Büyük kapılarda böyu eğerken

Aşçı oldum asla pişmedi yemek

Boyac'oldum bilmem al yeşil irenk

Tellal oldum tuttum bir topal eşek

Çamura saplandı çekip giderken

Saraç oldum bir gün başladım işe

Sahtiyan tükendi kalmadı tirşe

Kebapç'oldum eti sapladım şişe

Tuzunu unuttum biber ekerken

Pabuçç'oldum dikemedim pabucu

Dikerken kırıldı tığların ucu

Kalayc'oldum hayli çalkadım kıçı

Eski bakırların pasın silerken

Manav oldum elma armut tez çürür

Cambaz oldum ip üstünde kim yürür

Kasap oldum her gün gözüm kan görür

Yüreğim bayıldı kana bakarken

Sarraf oldum sayamadım parayı

Dülger oldum yapamadım sarayı

Hallaç oldum elime aldım yayı

Kirişim kırıldı pamuk atarken

Kazaz oldum yakışmadı elime

Sayı oldum hırsız indi yoluma

Mutaf oldum bak şu benim halime

Götün götün gittim kızıl bükerken

Kuyumc'oldum döğemedim gümüşü

Bilemedim elmas ile çaytaşı

Pazvant oldum bir gün yıkıldı çarşı

Hele ben kurtuldum çarşı göçerken

Cevahirci oldum sözün doğrusu

Fark etmedim cevahiri elması

Terzi oldum ele aldım makası

Parmağım kestirdim kumaş biçerken

Hammal oldum bir hafif yük bulmadım

Pelvan oldum hiçbir adam yenmedim

Yırttılar yakamı birden duymadım

Kollarım kırıldı göğüs tutarken

Meyzin oldum ezan vakti olmadı

Bağıra bağıra sesim kalmadı

Kahvec'oldum hiç müşteri gelmedi

Şerbetim ekşidi döktüm kokarken

İmam oldum kaba sofu çoğaldı

Beynamazlar hep camiye döküldü

(Eski beynamazlar cam(i)ye döküldü)

Lerze oldu bir gün cami yıkıldı

Abdestli abdestsiz namaz kılarken

Ben bu sanatları bir bir dolaştım

Tekrar gelip şairliğe bulaştım

Kamili mürşidin eline (destine) düştüm

Tekke-i (Tekye-i) aşk içre (üzere) çile çekerken

Kaynaklar: Aşık Kamili