Tek sayfa (2 sütun)

Farzediniz Üç Bin Sene Evvel

Farzediniz üç bin sene evvel ben

Geldim gittim dehre bir insan idim

Fakat beş bin sene önce yok iken

O surete bir siretle kan idim

Siretim ki bir esiri ihtizaz

Ezelidir yoktan suret olamaz

Sevda oldum gezdim dillerde biraz

Son demlerde perdede mihman idim

Gönüllerden güzelliğe akardım

Kimde olsam gamla yakar yıkardım

Bir güzele bend olamaz bıkardım

Bu hikmete kendim de hayran idim

Sırr-ı vahdet çerağını söndürdü

İlahiî bir raşe rahme döndürdü

Bir neveden bak nelere döndürdü

O alemde bile kahraman idim

Milyonlarla emsalimin içinde

Hak kazandım o ummanın dibinde

Bin planla bir beyzanın ininde

Muhitime karşı hükümran idim

Müddet geldi şu aleme fırladım

Gençlik coştu bir aşk ile parladım

Duydum bildim yazdım çizdim zırladım

Hindistan’da Budda Brahman idim

Benden evvel gelenleri düşündüm

Bir din vardı önce taptım övündüm

Zan tereddüt birçok göklerde döndüm

Makbulüne ben kendim burhan idim

Burhanım şu ben var mıyım yok muyum

Evet varım insanım Hintli soyum

Ve kendimde son bulduğum Vişno'yum

Bu suretle taptığım yezdan idim

Tapılmasam ben tapmazdım burada

Çünkü sırren farkımız yok arada

Yerde gökte denizlerde karada

O seyyahın teninde ben can idim

Bir lokmada yüzbin şahsiyetim var

Kenz-i mahfi la taayyün bu esrar

Bir nevede nasıl etmiştim karar

Bilirsin ya katrede umman idim

Suretteki ruhum tenim sirette

Neyzen oldum vatan adlı gurbette

Bir Azab-ı Mukaddes'tim niyyette

Teraneler içinde giryan idim

Kaynaklar: Neyzen Tevfik