Fazl-ı Yezdan kainat olmuş görünmüştür bana
Cavidan'ı mümkinat olmuş görünmüştür bana
Si vü dü ab-ı hayat olmuş görünmüştür bana
Hatt-ı menşur iltifat olmuş görünmüştür bana
Her sada bir essalat olmuş görünmüştür bana
Gönlümün yoktur şeriki ruh u fikrim müstakil
Bir alev içtim ki ben ismi şarab-ı Selsebil
Varlığım bir ateş olmuştur şuurum muzmahil
Su'ya secde eylerim ben çünki kıblem bir değil
Cümle eşya ayn-i zat olmuş görünmüştür bana
Aşkımın bir nassıdır gönlümdeki nass-ı cünun
Sarhoşum bezm-i ezelden erganunum Kaf u Nun
Uğramaz meyhaneme peymaneme rayb u zunun
Naz ile ref'-i nikab ettikçe ahkam-ı şuun
Sırr-ı esma beyyinat olmuş görünmüştür bana
Vadi-i hayretteyim umman-ı acze dalmışım
Ben bu sonsuzlukla ser-hadd-i fenada kalmışım
Fazl-ı Yezdan devletinde fakr ile ün salmışım
Nağme-i aşk-ı ilahiden işaret almışım
Her tecelli Muhkemat olmuş görünmüştür bana
Cebr ile tatbıyk eder Neyzen kader ahkamını
Hal diliyle söyler eşya cümle-i ifhamını
Hırz edindim sakinin son cur'a-i ikramını
İçtiğim günden beri pir-i muganın camını
İlm-i suri türrehat olmuş görünmüştür bana