Türkü

Gel Ey Zahit Gel Ey İlişme Bize

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Gel ey zahit gel ey ilişme bize

Hakk'ın yarattığı kul bana neyler

Arıdırsan kendi kalbini arıt

Sende küfür bende imana neyler

Zahit sen bu yolu benim mi dersin

Erenler sırrına erem mi dersin

Mescit hak meyhane haram mı dersin

Hak olan mescide meyhane neyler

Zahit sen bu yola diken ekersin

Hatıra dokunur gönül yıkarsın

Yüküm vardır deyü zahmet çekersin

Yavuz bac yüksüz kervana neyler

Sekiz derler şol uçmağın kapısı

Hakk'a doğru açılırmış hepisi

Korkusun çektiğim Sırat köprüsü

Hakk'a doğru varan kullara neyler

Abdal Pir Sultan'ım er haksın er hak

Münkir kullarından ıraksın ırak

Kurdun işi namert lokmasın yemek

Hak için adanan kurbana neyler

***

Pir Sultan Abdal - Ahmet Özdemir, Sivas Platformu

Yayınları: 6, İkinci Baskı, İstanbul - 2010,

s.299-300'de eser şu şekilde aktarılmaktadır

Gel ey zahit bizim ile çekişme

Hakk'ın yarattığı kul bana neyler

Kendi kalbin arıt bize ilişme

Bende küfür sende imana neyler

Zahit sen bu sırra erem mi dersin

Erenler halinden bilem mi dersin

Mescit hak meyhane haram mı dersin

Hak olan mescide meyhane neyler

Zahit sen bu yola boyun mu eğersin

Bihabersin kendin zahmet çekersin

Yükün yoktur neden korku çekersin

Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler

Sekiz derler şol Cennet'in kapısı

Hakk'a doğru açılırmış hepisi

Korkusun çektiğin Sırat köprüsü

Onu doğru geçen insana neyler

Pir Sultan Abdal'ım erhaksın erhak

Münkir olanlardan ıraksın ırak

Kurdun işi namert lokmasın yemek

Hak için adanan kurbana neyler

Kaynaklar

Pir Sultan Abdal

Kaynak notu: Zahit, dinin sadece görünen, şekli ve kalıpsal kurallarına bağlı kalıp tasavvufi özü, ilahi aşkı ve gizli hakikatleri kavramayan, ham sofular için kullanılan bir terim; Arıt, temizle, arındır; İlişme, dokunma, sataşma, uğraşma; Bende küfür sende imana neyler, (meyhane ve aşk şarabıyla sarhoş olan dervişi dışarıdan kafir gören zahide karşı) bendeki bu aşk coşkunluğu senin kalıpsal iman anlayışına zarar vermez anlamında bir tasavvufi nükte; Meyhane neyler, hakiki aşıkların gönlü zaten ilahi nurla dolu bir mescit gibidir, oraya maddi mekanların lekesi bulaşmaz düşüncesi; Bihabersin, habersizsin, gerçeklerden ve ilahi sırlardan uzaksın; Yavuz baçcı, sert, acımasız veya zorba vergi memuru (gümrük tahsildarı); Yüksüz kervana neyler, dünya malından, hırslardan ve bencil arzulardan arınmış, manen hafiflemiş dervişten zorba baçcıların (veya günah sorgulayıcılarının) alacağı hiçbir şey yoktur anlamında; Şol, şu, o; Erhaksın (Erhak), "En çok hak eden", "baştan aşağı hakikat olan" veya tasavvuftaki "Enel-Hak" (Ben Hakk'ım) sırrına ermiş olan; Iraksın, uzaksın; Namert lokmasın, alçak, korkak veya sözünde durmayan kimselerin rızalığı olmayan yiyeceğini/malını ifade eder. Pir Sultan Abdal - Bütün Şiirleri, Cahit Öztelli - Özgür Yayınları, Onuncu Basım, Ağustos 2004, s.317-318. Sözleri Zeynep Ceren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 8.666 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir