Tek sayfa (2 sütun)

Halil Ağa Oğlu Mehmed Ağanın Ağıdı

Bilinmiyor

Aldım yüzüme keteni

Geldim utanı utanı

Kim küstürmüş kim darıltmış

Söyledemedim Sultanı

Iraziye Iraziye

Duman çökmüş çöl yazıya

Kurban olayım olayım

Yanındaki tek kuzuya

Çektim sikkeyi çıkmadı

Kırık kollarım kalkmadı

Getir Sultan martinimi

Kardaş kardaşa bakmadı

Kara-Kaya Kara-Kaya

Oğlum benzer doğan aya

Ahşam Tomarza'dan geldi

Bakamadım doya doya

Altında da ala atlar

Sağ yanında altı patlar

Düşmüş tarlanın içine

Kanını yalarmış itler

Hasan Battal kardaşlarım

Bıyıl da burda kışlarım

Al-Atımı bana verin

Kır-Atımı bağışlarım

Sabah oldu kalkma mısın

Dan yüzüne bakma mısın

Uyan Mehmed sabah oldu

Ul'Allahtan korkma mısın

Azizye'ye vardımıdı

Bal(lar) gelir tabak tabak

Kırılasın Avşar-eli

Mehmed gitti başı kabak

Başında gülgülü yazma

Fermanlısın burda gezme

Kapıyı atlı çevirdi

Gaafil durup kuşak çezme

Devletten m'aldın fermanı

Kalmadı ananın dermanı

Bugün belin kırın demiş

Gavur Ziya zat' Ermeni

Azizye'ye vardımıdı

Muzıkalar çalınıyor

Seni vuran Çerkeslere

Binbaşılık veriliyor

Umucular çökt'oturdu

Davran arslan oğlum davran

Ayan olsun Agop Dayı

Gez-Belden aşıyor kervan

Aşağıdan bir yel esti

Çıktım yeli bağlamağa

Mehmed oğlun ölmüş derler

Takatım yok ağlamağa

Başında mendilli ala

Büldül konmuş daldan dala

Ben öpmeye kıyamazdım

(Bu kısımdaki kelimeler aktarılmıyor)

Azizye'de böyük beğler

Kapu kitli uğrun ağlar

İl haykırıp hayıfını

Din'ayrı gavurlar ağlar

Yağmur yağar daş altına

Kalem oynar kaş altına

Mehmed Beye bir kız aldım

Her bakması beş altına

Çadır görünmez atlıdan

Kahvaltı verir datlıdan

Şu düşmana yatak sermiş

Sade ibrişim kutnudan

Erciyas'dan duman kalktı

Herkes harmanına koptu

Sabahlayın tan yüzüne

Evimi başıma yıktı

Gören duyanı dillensin

Ala beşiğim sallansın

Kanlı salacam geliyor

Mustafa Beyim atlansın

Al-at Kır-atın ayarı

Güne koymuşlar eğeri

Sağ yanından kurşun değmiş

Yokdur boynunun hayırı

Tan yüzüne tan yüzüne

Elimi vurdum dizime

Çadırda boğça bozulur

Yetimler bakar gözüme

Ilık ılık bir su akar

İçsem ciğerimi yakar

Mehmed Beyi öldürmüşler

Kardaşları damdan bakar

Kahpe felek kul olayım

Körpe oğlu var kucakta

Tüfengimi aldım ama

Hamay'lım kaldı bucakta

Biner atını yeldirir

Yelkesini yel kaldırır

Yiğitliğin şerefidir

Hem ölür hem de öldürür

Al atının arnı sakar

Şahar da yıldıza bakar

Hotacı kullar olayım

Meydanda ezdirir şeker

Söğüt gibi sallanıyor

Kakil iki parlanıyor

Kıl palaza sarmışlar da

Adam ilden arlanıyor

Derim evimi kırdılar

Kara çadırır derdiler

Sabahlayın gün burnuna

Battal Mehmed'i vurdular

Sultan Hatun kıyma kıyar

Ağ elleri hıyar soyar

Hep biriksin Afşar eli

Hanginiz Mehmed'e uyar

Altında atı yel gibi

Cebinde harçlık sel gibi

Umucuya altın verir

Altın yanında pul gibi

Akıll'oğlum sürmel'oğlum

Sırtı başı sırmal'oğlum

Düşman kapıya gelince

Onun birin vurmalı oğlum

Atladılar taştan taşa

Martin vermiş Vali Paşa

Hemi atar hemi öldürür

Yaşa arslan oğlum yaşa

Çuka yelek işlik Şam'dan

Giyer de salınır efen

Kör ederim Al-at seni

Yıldızı deniyor kafan

Dibenizi dillendirrim

Bebenizi oynadırrım

Söyle hey köpeğin kızı

Taş olsa da söyledirrim

Eviniz yurdundan göçer

Deven oynayı oynayı

Mehmed beyimi vurmuşlar

Tüfenk kaynayı kaynayı

Maşlahı çaprazın vurur

Al-At bir hoş fodıl yürür

Umuculuğa Bey kardaşım

Hil'at giydirir at verir

Üç ay oldu kekil geldi

Anam saklayıp vermiyor

Acı ile bir derd oldum

Vallahi gözüm görmüyor

Ocakta kahve kavrulur

Dumanı göğe savrulur

Kuşlar dünekten uçmadan

Mehmed anadan ayrılır

Değirmene diktim söğüt

Oba verse almam öğüt

Dört oğlanın bir'içinde

Mehemmedim çelen yiğit

Yekindim konağa vardım

Merdivenine dayandım

Ataş düştü yanıyorum

Konağım senden usandım

Kaynaklar: Ahmet Şükrü Esen