Türkü

Hurşit Bey İle Mahmihri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Bilmem Hinde gitti bilmem Yemen'e

Bıraktı beni bu ellerde divane

Bir sualim vardır çayır çimene

Çayır çimen nazlı yarim nic'oldu

Belki göçün sürmüşlerdir Ayaş'a

Şimdi gözüm etmez yari temaşa

Bir sualim vardır dağ ile taşa

Dağlar taşlar nazlı yarim nic'oldu

***

Üç taşları bir araya çatmışlar

Arasına bir tılsım atmışlar

Mahmihrimi uykularda tutmuşlar

Sürmüşler gitmişler Miyan çölüne

***

Çoban sen bu yol üstünde durursun

Gelen geçen yolcuları görürsün

Mahmihri'den bana haber verirsin

Söyle çoban söyle haberin var mı

Ben kırk gündür bu yollarda dururum

Gelen geçen güzelleri görürüm

Sevgilinden sana haber veririm

Sor sualin sor da ünün vereyim

Çok oldu mu yarim buradan geçeli

Sırtında kepenek miydi keçe mi

A çobanım sağlam mıydı hasta mı

Söyle çoban söyle haber ver bana

Astı gitti gördüm güzel boyunu

Çatık tutmuş kaşlarının yayını

Kırk gün oldu bekliyorum yolunu

Vebalin boynuma attı da gitti

***

İnim inim kaldı güzel elimiz

Firkat geldi söylemiyor dilimiz

Çoban kardeş neye varır halimiz

Söyle çoban söyle öğüt ver bana

Niderim ben bu dağlarda niderim

Başım alır diyar diyar giderim

Döner isem seni vezir ederim

Hoşça kal sen izin ver çoban bana

Bölüm bölüm oldu çoban yolumuz

Çoban kardeş nerden varır yolumuz

Yedi çatal oldu koca yolumuz

Söyle çoban hangisinden gideyim

Kıble tarafından bir göl açılır

Hakkın rahmetleri yere saçılır

Sağ kolun üstünde bir yol açılır

Onu doğrutta git beyimin oğlu

***

Atım art ayağın mile batırdı

Batırdı da balçıklara oturdu

Dermanım yarısın bile götürdü

Serim ata kurban canım güzele

Kellesi iriydi sağrısı geri

Ne kadar çağırsam gelmiyor beri

Bile yitirdim hem de nazlı yari

Serim ata kurban canım güzele

Bir yanıma baktım saydır seçilmez

Bir yanıma baktım çaydır geçilmez

Mevlam kanat vermeyince uçulmaz

Serim ata kurban canım güzele

Enişe gidince ceylan sekişli

Yokuşa çıkınca tavşan büküçlü

Önü bedir bedir çifte nakışlı

Serim ata kurban canım güzele

Üç güzele ördürürdüm saçını

Dört güzele dokuturdum çulunu

Dosta doğru döndürürdüm yolunu

Serim ata kurban canım güzele

Üzengi vurunca yerinde titrer

Kuyruk kaldırınca sağrısı örtülür

Doru at önünde can mı kurtulur

Serim ata kurban canım güzele

Hurşid'i görünce sağrısı terler

İniş gidince nalları parlar

Mahmihri'nin yayla yolunu arar

Serim ata kurban canım güzele

***

Turnam gidiyor talana

Dağları dolana dolana

Yarimden haber verene

Turnam yare selam söyle

Turnam gidiyor eşine

Şu cefalı yar düşüne

Canım aldırdım nefesine

Turnam yare selam söyle

Gökle giden uç turnalar

Birbirine eş turnalar

Önde giden baş turnalar

Turnam yare selam söyle

Yüce dağların belinden

Süzülün bade yerinden

Sefil Hurşid'in dilinden

Turnam yare selam söyle

***

Gül ağacı deste deste

Dibinde yatarım hasta

Önümü döndürdüm dosta

Gül yarimi görmedin mi

Gül ağacı biçim biçim

Ben ağlarım için için

Yarim yükletmiştir göçün

Gül yarimi görmedin mi

***

Ebem şu dağları aştım da geldim

Tuzluca göllere düştüm de geldim

Mahmihri'nin sevdasın tuttum da geldim

Aman ebe kadın bana bir haber

Oğlum dağları aştın bilirim

Derince gölleri geçtin bilirim

Mahmihri'nin sevdasına düştün bilirim

Mah'ı terkeyle de Mihri'den söyle

Ebem geldiğim eller uzak ve taşlı

Evde kara anam gözleri yaşlı

Benim yarim ebem bir uzun saçlı

Aman ebe kadın bana bir haber

Geldiğin yolları bilirim taşlı

Hasretli annenin gözleri yaşlı

Üç kızım var hepsi de uzun saçlı

Mah'ı terkeyle de Mihri'den söyle

***

Ne güzel yakılmış yarin kınası

Beş kere akçeye değer sinesi

Torulmuş terlemiş kaymak memesi

Desem Han öldürür demesem öldüm

Kadir mevlam kalem vermiş kaş vermiş

Ağzına mercandan ufak diş vermiş

Ak memeler tomur tomur baş vermiş

Desen Han öldürür demesem öldüm

Varayım göreyim Arabistan'ı

Yâre giydireyim telli fistanı

Seveni koynundaki pamuk mestanı

Desem Han öldürür demesem öldüm

Seyreyleyin Ferhat ile Şirini

Ne hoş sevmiş onlar birbirini

Hurşit ve Mihri garip serini

Desen Han öldürür demesem öldüm

***

Kaldır nikabın aradan

Görenler şadüman olsun

Hakeyle lıaki payını

Gizli sırlar beyan olsun

Ben seni severim candan

Mahmihri'm geçme benden

Gümüş saçtan gül memeden

Hissemi ver helal olsun

Döşüme geldin döşüme

Bak neler geldi başıma

Al dudağın sür başıma

Hakkımı ver helal olsun

Hurşit derler güzel Mahım

Seni yakar benim ahım

İki gözüm melek şahım

Yarın mahşer divan olsun

***

Mahmihrim için ölem

Beni uz kes Arap kölem

Hor dünyadan yüzüm dönem

Bir soluk göster yarimi

***

Ormanlarda ayva olmaz

Araplarda namus olmaz ar olmaz

Ölür Mahmir sizlere hiç yar olmaz

Öldürdün Hurşidi neyledin Arap

Kul olaydım kametine postuna

Nasıl kıydın Arap nazlı dostuma

Beni de yık cesedinin üstüne

Öldürdün Hurşidi neyledin Arap

Kaynaklar

Dadaloğlu

Kaynak notu: Battal Pehlivan, Dadaloğlu Yaşamı Sanatı Şiirleri adlı kitabının 64-75, sayfalarına, "Aşkla başlayıp cinayetle biten bu ilginç öykü, Dadaloğlu'nun en çok bilinip sevilen yapıtıdır. İlk kez Ali Rıza Yalgın tarafından derlenip yazılmış (1922) ve Memleket Mecmuası'nın 17 ve 18. sayılarında yayınlanmıştır. Hurşit Bey ile Mahmihri'yi ilk yazılış biçimiyle - Hatta noktalama işaretlerine bile dokunmadan - aktarıyoruz." notuyla almıştır. Cahit Öztelli, Üç Kahraman Şair / Köroğlu-Dadaloğlu-Kuloğlu (Milliyet Yayınları-1978) kitabının 162'nci sayfasında bu öykünün "Dadaloğlu'ndan çok önceki yazmalarda ve saz şairlerinin şiirlerinde bulunduğunu ve Dadaloğlu'na ait olamayacağını yazmaktadır. Ancak somut bir kanıt göstermemektedir. Sözleri Zeynep Ceren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 10.940 defa görüntülenmiştir. «Hurşit Bey İle Mahmihri» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir