Türkü

İbiş'in Ağıdı

Osmaniye

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Avluya konak tutturmuş

Merdivenin düzle diyor

Bedir kızı kurban demiş

Deli Aliyi nazla diyor

Kadanı alayım Döndü

Ört düştü ciğerim yandı

Düşman başına vermesin

Bavulda pırtısı geldi

Kadanı alayım Eşe

Yüzünde zülüf menekşe

Bunu duysa ne der ola

Ankarada İsmet Paşa

Gider Antebin yoluna

Gelir Hemite eline

Dargın mısın bire yiğit

Pırtıyı saldın geline

Antebin büyük pınarı

Akar bulanı bulanı

Safiye bunun bacısı

Ağlar beleni beleni

Çıktım gediğe değnedim

Antep dumanlı dumanlı

Eşime ölük diyorlar

Kalbim gümanlı gümanlı

Antepte de ova yazı

Koyuna karışır kuzu

Sana diyom garip eşim

Yol bekliyor emmin kızı

Evimizin önü Ceyhan

Dalga vursam alır m'ola

İbiş benim emmim oğlu

Mektup salsam gelir m'ola

Yaz geldi çiçek açıldı

Zaten olanlar seçildi

Düşman başına vermesin

Bavulda pırtı açıldı

Kara tiren tez getirir

Soluk soluğa yetirir

Kip Hasanın oğlu Hasan

Acı haberin yetirir

Dizimde Antep yarası

Bulunmaz bunun çaresi

Dolanır dolanır gelir

Yiğidin deli babası

İlahi kesile başım

Bir feleğe kaldı işim

Antebe güveniyordum

Orda da yoğumuş eşim

Ali gelir Memet gelir

Benim eşim nerde kalır

Şöyle yiğidin gelini

Ölmez ama deli olur

Kırını tımar eyler iken

Yağız azgın azgın değner

Sene bitti gelir diye

Emmisi Eşeyi eğler

Nider kızcağızım nider

Bu bize Allahtan kader

Evini emanet etmiş

Osman Andırınlı gider

Evleri Ceyhana yakın

Dalga vurur sakin sakin

Emmim oğlu takım giymiş

Kuluncunda döküm döküm

Tutmuyor atının dizi

Görmüyor mu onun gözü

Sana diyom garip eşim

Kadan alsın emmin kızı

Kızlar halaya dizilmiş

Sen de mi atacaksın para

Kadanı alayım kızım

Eşini Antepte ara

Emmim oğlu düğün kurmuş

İki düğün iki köçek

Yaradan ölmüş diyorlar

Hani ya cebinde bıçak

Oturalım karşı karşı

Buraya açılmış çarşı

Babam oğlu gelir iken

Ağlayarak çıkarım karşı

Yaz geldi bahar erişti

Koyun kuzuya karıştı

Böyle düğün kurulur mu

Kızlar karıya karıştı

Ağlama kızım ağlama

Hepsi de Allahın işi

Hele görseniz İbişi

Ağzında parlıyor dişi

Sabahnan İbiş gelince

Altında atı çığış çığış

Kadanı alayım oğlum

Bin atına şöyle savuş

İlahi İstanbul bata

Bolu köyü daha öte

İbişinen İzzet gelir

Isıcak da tüte tüte

Alnında kara kakülü

Bende koymadı akılı

Cahil giden kara İbişim

Şapkası telde takılı

İbiş İzzet ilen gezer

Ak elleri yazı yazar

Kurban ol'rum kar' İbişim

Söylemişler değmiş nazar

Pırtısını şahit vurdum

Zonguldağa gitsin diye

Emmisinin oğlu Hacı

Öldüğünü bilsin diye

Kadanı alayım işlik

Ben de alamıyom dışlık

Babası yanına gitti

Bin lira da koydu harçlık

Evlerinin önü asma

Asmanın dalını kesme

Emmim oğlu kar' İbişim

Darılıp da bana küsme

Gelinimin adı Eşe

Duluğunda altın köşe

Bunu da duymuş ağlıyor

Ankarada İsmet Paşa

Odasında yanar ışık

Sofrasında ağlar kaşık

Kınaman obalar beni

Kızım sallamadı beşik

Sürünürüm sürünürüm

Ben çemberi bürünürüm

Eller kayınım dedikçe

Ben kimlere yerinirim

Yattığın yerlerde yatmam

Yorganı üstüne atmam

Kurban olam emmim oğlu

Babamın evine gitmem

Eşe de beni çok yakıyor

Şu kız gözüme bakıyor

Ben buradan varır iken

İbişim karşı çıkıyor

Antebin kıvrım yolları

Dumanlıdır şu dağları

Minnetçi olsa gelir m'ola

Antebin büyük beyleri

Amanınız bize n'oldu

İbişin gül benzi soldu

Kurban olurum Memet Ağam

Oradan telefon vurdu

İbiş yatar dalgın hasta

Osman buraya geldi posta

Gelin seni kör ederim

Gül yollasan deste deste

İbişimin ord' ölmesi

Gelinimin dul kalması

Düşman başına vermesin

Bavulda pırtı gelmesi

Gider Antebin eline

Gider babası yanına

Gelin buna dargın m'ola

Pırtısın salmış geline

Çıkmış Antebin eline

Talim eder döke döke

Sabah İbiş oğlan gelir

Kır at başlık çırpa çırpa

İbişimin kara gözü

Yaktı kül eyledi bizi

Minnetçi olsa gelir m'ola

Eşe emmisinin kızı

Altın yüzük parmağında

Külot pantol tırnağında

Hodul gezer tel kayınım

Paşaların örneğinde

Kaynaklar

Yaşar Kemal

Kaynak notu: Yaşar Kemal derlemiştir. Osmaniye, Gökçedam (Hemite) Köyü'ne aittir. Ört, ateş; Pırtı, elbise; Değnemek, bakmak; Cahal, genç; İşlik, yakasız gömlek; Dışlığı gelmemek, çok sıkılmak; Duluk, şakaktır. Ağıtlar, Yaşar Kemal, Adam Yay. 2.Basım, 1997, s. 202-207. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 6.115 defa görüntülenmiştir. «İbiş'in Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir