Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Aslantaş'ın koyağına
Çizme giyer ayağına
Kaymakamdan ne olur ki
Vali gelir ayağına
Kara kekil yıldır yıldır
Sis'ten çıktıyıdım bıldır
Kötü müsün beyin oğlu
Yat sipere birin' öldür
İbrahim Bey diyorkene
Hatırını sayarkene
Kar'aslan'ı öldürdüler
Tan yıldızı doğarkene
Bir de oğlu bir de kızı
Beyler istemiyor bizi
Ta Sivas'a bir tel vurmuş
Kör olsun Asker'in gözü
Turna Bacı Sırma Bacı
Doru kişner acı acı
Müdafasız öldürdüler
Hayfın' alsın Çerkez Hacı
Üç katar fişek bağlanır
Kadimi bizde eğlenir
Kanlı kıtallı yaşında
Kazada ünü söylenir
Aslantaş'a göçü konar
Karakol üstüne döner
Şehit benim atamoğlu
Mezerinde çıra yanar
Arzu azığımı etsin
Adana'ya gidiciyim
Doru'nun gemini vurun
Meydan kavgas' ediciyim
Bibi senden kız istiyor
Dolanır Pazarören'e
Zala'yı kurban ederim
Kekilinin bir teline
Haymanın altında yatar
Dolaş kara vezir dolaş
Senin hacılığın batsın
Kağnıyınan gitti üleş
Azziye'ye varmayınan
Geçer miyim bebeğimden
Dizimde ölmedi Sırma
Kurşun değdi göbeğinden
Durucun mu çıkıcın mı
Ocağımı yakıcın mı
Allah ırızası için
Yetimlere bakıcın mı
Serin ağla Hatın Bacı
At kişniyor acı acı
Öldüğümü aramıyom
Hayfım alsın Çerkez Hacı
Konağını siper al da
Çıkma kardeşim dışarı
Gemlemiş kapıya çıkmış
Bindirmez Doru haşarı
Çanakpınar'da eğlenir
Üç katar fişek bağlanır
Böyle ünlü deli çete
Ünü kazada söylenir
Aziziye'de duyunca
Kaymakam vurdu dizine
Yara biter yangı söner
Ne deyim Kürt'ün kızına
Bir oğlu var kırklı kızı
Beyler ısmarlamış bizi
Konağımı çevirdiler
Doğarkene tan yıldızı
Konağımı çevirdiler
Atıma biner kaçarım
Bu yıl sehile inince
Yozu tokludan seçerim
Kadanı alıyım Sırma
Ben yüzünde sıra sıra
Şimdi at oynadır gelir
Kır Mehmet'in oğlu Kara
Hemi okur hemi yazar
At üstünde serbest gezer
Kurnaz idi emmimoğlu
Uçan kuştan hile sezer
Kaynaklar
Dudu Atabay
Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Ağıtçı Güllü Hanım, Çanakpınar, Pınarbaşı. Kaynak kişiler: Dudu Atabay (1323), Sıradan, Pınarbaşı; Ahmet Şükrü Esen (P. N. Boratav - R. Dor) - Anadolu Ağıtları. Aslantaş, Karamuklu Çanakpınar Yaylası; Koyak, dağlar, tepeler arasıdaki düzlük; Kekil, kakül; Yıldır yıldır, parıl parıl; Sis, Kozan; Diyorkene, sayarkene, doğarkene, derken, diyorken, sayarken, doğarken; Tel vurmak, tel çekmek; Asker, Emiruşağı'ndan biri, şikayetçi; Turna Bacı, amca kızı; Sırma, analığı; Hayf, intikam; Çerkez-Hacı, akrabaları; Katar, sıra, dizi; Kadimi, eskiden beri, her zaman; Mezarında çıra yanmak, halk arasında bazı mezarlardan ışık geldiği söylenir. Bu durum iyiye yorumlanır; Azık, yolculukta ya da başka amaçla hazırlanmış yiyecek; Gidiciyim, gideceğim; Kavgas', kavgası; Ediciyim, edeceğim; Bibi, hala; Hayma, ot vurmak için dikilen çatallı direkler; Üleş, leş, burda ceset; Kağnıyınan, kağnı ile; Azziye, Aziziye, Pınarbaşı; Varmayınan, varma ile, varmayla; Çıkmak, başka bir kocaya varmak; Yakıcın mı, yakacak mısın; Ocak yakmak, soyunu sürdürmek, evine sahip olmak; Irıza, Rıza; Serin ağlamak, taşkın ağlamanın karşıtı; Aramıyom, aramıyorum; Çanakpınar, Tomarza'nın köyü; Deyim, diyeyim; Kırklı, kırk günü dolmamış, bebek; Doğarkene, doğarken; Sehil, sahil, Çukurova; Toklu, bir yaşını bulmuş kuzu; Yoz, kısır koyun; Kurnazıdı, kurnazdı, kurnaz idi anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.200-201-202-203. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.560 defa görüntülenmiştir. «İbrahim Bey'in Ağıdı 2» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç