Tek sayfa (2 sütun)

İsmail Kılıç'ın Ağıdı

Çukurova

Aşireti düşmüş yola

Yağmurda ıslanı ıslanı

Ağayı isterler senden

Güllü sen n'ettin aslanı

Elli adamınan otursa

Verir lokanta harçlığın

Şöyle vezirden ayrılan

Yavrum alamaz dışlığın

Felek bize etti kastı

Odasında kaplan postu

Ağa göçün ayrı çekmiş

Hep duysun yaranı dostu

Kalkar odasın' gezerim

Görmezsem umut üzerim

Alnıma kara bağlarım

Hacı evlenirken çözerim

Kadan alayım yelek

Ablak yüz de hançer bilek

Sen olmazsan yalınızım

Gayri viran kalır salak

Enni döşte gözler söbe

Ateş düştü yandı oba

N'ettin benim yalınızı

Senden istiyorum ebe

Evin' tutturmuş keliğe

Benzer Hazreti Ali'ye

Halbur'a hayma tutturur

Davet verirdi valiye

Bin adama günlük verir

Salakta atın' gezdirerek

Aşara davet verir

Çifte kısır yüzdürerek

Kimse bu yavruma uymaz

Hasmının lafın' duymaz

Acar tabut çaktırırım

Ağa her tabuta sığmaz

Azrail etmiş baskın

Hava azgın yeli keskin

Yüreğime dert oluyor

Dayılara gitti küskün

Eli cömert dili tatlı

Yedilere kavuşturur

Kimse olamaz yavrum gibi

Kanlıları barıştırır

Patoz motor ağlaşıyor

Ağamızı bul diyorlar

Ali Mehmet kaldırmıyor

Öfkemizi al diyorlar

Kurban olayım adına

Kardaş doymadım tadına

Yalınızım biriciğim

Neden kaldım ardında

Kaynaklar: Hasibe Hatun