Normal yazdır

Kadirlili Bir Usta Aşığa Mektup

Çukurova

Çırakların sana karşı çıkmışlar

Herkes ektiğini biçer meslektaş

Hürmet sarayının burcun yıkmışlar

At atı yarışta geçer meslektaş

Alasın kaybetmez kaplanın postu

Sohbette su vermez delinen testi

Göz çabuk ayırır düşmanı dostu

Sevdiğine kucak açar meslektaş

Halil Karabulut çekmesin perde

Yırtarım perdeyi düşürrüm derde

Sözleri meydanda kendisi nerde

Acaba bu kimden kaçar meslektaş

Gönül incitir mi sohbetin cengi

Adab-ı üsluptur sözün ahengi

El elin kantarı akıl mihengi

Ağırı yeyniyi seçer meslektaş

Arifler bu işe değil mi tanık

Aşıklar anadan doğma uyanık

Bura ecdat mülkü değilim konuk

Yadırgı olanlar göçer meslektaş

Ustasız aşığın sormam yaşını

Bir mürşide teslim etsin başını

Cahiller düşünsün turna kuşunu

O da kılavuzla uçar meslektaş

İli basar dağın inerse seli

Bulutu dağıtır poyrazın yeli

Aşıklar diyarı Kadirli ili

Sanma Kozanlı'yı naçar meslektaş

Doğru söz eğrinin gitmez hoşuna

Herkes yükün yüceltmesin boşuna

Çeliği çarparsan çakmak taşına

Etrafına çıngı saçar meslektaş

Çıkmasın karşıma falanla filan

Beni kızdırdınız yetişir kalan

Bu Deli Hazım'a musallat olan

Ecel şerbetini içer meslektaş

Tarih bin dokuz yüz yirmi yılında

Yedi Martta kurtuluşun Kadirli

Tufan Bey'se Andırın'ın yolunda

Böyle başlar ilk savaşın Kadirli

Çeteleri ustalıkla yürüttün

Düşmanların pilanını çürüttün

Ermeni'den Fıransız'dan arıttın

Eğilmez dik durur başın Kadirli

Yatan arslan yatağından uyandı

Birbirine arka verdi dayandı

Avluk dağlarında ışıklar yandı

Asker oldu dağın taşın Kadirli

Ardardına kara geldi seneler

Topa karşı hedef oldu sineler

Yalın ayak mermi çekti nineler

Hiç yılmadan yazın kışın Kadirli

Düşman başımızdan kansız irildi

Ankara'ya müjde teli verildi

Sekiz bölük saf saf oldu derildi

İşte bunlar öz kardeşin Kadirli

Hitit dönemine tarihin varır

İsbatı manastır kilise durur

İşte şahit Ala Cami gösterir

Üç binden fazladır yaşın Kadirli

Güzelliğin kuduretten ziyalı

Toros Dağlarına sırtın dayalı

Ala Cami solmaz renge boyalı

Sülemiş Tepesi döşün Kadirli

Karsülkadir adı ile kuruldu

Karsülkadir adı ile kuruldu

Daha başka nice isim verildi

Cumhuriyet ile adın vuruldu

Batmaz artık bu güneşin Kadirli

Canlı kütüphane nice kulun var

Mazisini kaybetmemiş elin var

Her taşında eserin var dilin var

Şu hüyükler gözün kaşın Kadirli

Doğuda Keşiş var batıda Sıtır

Çem Kalesi Diğnikarı gözetir

Yirce elin Kalaltı'na uzatır

Kokar senin arkadaşın Kadirli

Yetmiş üç adettir çevre köylerin

Her mecliste söz sahibi beylerin

Çok güzeldir Savrun Keşik çayların

Sumbas kolu dilin dişin Kadirli

Ceyhun Nehri baraj oldu döküldü

Dört bir yana kanaletler çekildi

Toroslara çifte mahsül ekildi

Cennet oldu için dışın Kadirli

Çok moderin tarım ile çalışın

Günden güne dev adımla gelişin

Yolun asfalt her tarafa ulaşın

Dümdüz oldu her yokuşun Kadirli

Kadınların balı kilim dokuyor

Eğitimli genç ihtiyar okuyor

Bahçelerde bülbüllerin şakıyor

Turaç senin sehel kuşun Kadirli

Çukur'unan Hamiti'nin arası

İmar gördü Akça Saz'ın merası

Deli Hazım işte ecdat mirası

Helaldir ekmeğin aşın Kadirli

Kaynaklar: Aşık Deli Hazım