Tek sayfa (2 sütun)

Kibaroğulları'nın Ağıdı 1

Adana

Ali Ağa Mehmed Ağa

Cemalin benzettim (doğan) aya

Kaçan kandan kurtuluyor

Bin atına çekil dağa

Astılar kendir kırıldı

Ağanın konağı yıkıldı

Kör olası müstebidler

Gelin boynuma sarıldı

Adana'dan aldım keçe

Saraçlardan seçe seçe

Darağacı kuruluyor

Kaç a Mehmed Ağam kaç a

Fermanları yazılıyor

Bacıları sızılıyor

Darağacına asmışlar

Kara bıyık süzülüyor

Devesi yurtlar köşeği

Koyun kuzular şişeği

Şurda on adam asmışlar

Üçü Kibarın uşağı

Gömlek giyerdi oyalı

Konağı yeşil boyalı

Beyler yemek yemez oldu

Asılacağım diye(li)

Al atım örk ile çıkar

Çifte kazanlarım kaynar

Çıkmış konağın başına

Düldül ile ırağa bakar

Musluğa camuz düzdürür

Sarrafa lira bozdurur

Mehmed Beyim olsa idi

Oğlunu yanında gezdirir

Darağaca koşal koşal

Görenlerin aklı şaşar

Beyler asılmaya gitmiş

Bebekler ardına düşer

Biri Mehmed biri Ali

Veyli çiftçelerim veyli

Meclisinde şor verilir

Sanırsın istekli tülü

Darağacını yaktılar

Dört yanna siyah çektiler

Malum olsun Mehmed Beyim

Kafirler geldi baktılar

Adana'dan Vali biner

Yürür konağına iner

Yalan isem kör olayım

Beş yerde kandili(m) yanar

Gelinin adı Döndü

Cümle alem sana yandı

Beyler asılmaya gider

Bebeklerin yüzü döndü

Adana'dan haber geldi

Yatamıyom uzun gece

Her gelen delikten bakar

Evliya yapılı Hoca

Abaniyesi başında

Fermanı bağlı döşünde

Dört oğlumun birin asman

Yazık olur genç yaşında

Asıyorlar sıra sıra

Can veriyor söne söne

Dört oğlumun birin asman

Aşiretin hali fena

Dut ağacın budamışlar

Yenisinden bitsin diye

Dördünü birden asmışlar

Ocakları batsın diye

Yusuf'un giydiği çizme

Güzellik Yusuf'u yakar

Hükümete varıncağaz

Kaymakam ayağa kalkar

Her gelen delikten bakar

Güzellik Yusuf'u yakar

Asman Müftüyü Müftüyü

Korkarım gelinler çıkar

Altın zarfta gümüş tabak

Geri ardında kaldı bebek

Kızlar Adana'ya inmiş

Dördünün de başı kabak

Yaşa Padişahım yaşa

Yazılanlar gelir başa

Biz Müftüyü vermek diye

Mahpuslar düşmüş talaşa

Ta ezel ezelden böyle

Bozuk Osmanlının fendi

Eğer bunu kim derlerse

Aziz'li Mehmed Efendi

Kaynaklar: Ahmet Şükrü Esen