Türkü

Kılıç Ali Kubak'ın Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

İrili ufaklı dağlar

Gene dumanlandı dağlar

Küçük kız bilmiyor amma

Dedem baba deyi ağlar

Azrail gelmiş dönüyor

Emmiler fazla yanıyor

Kanserden ölecek deyi

Düşmanlar bize gülüyor

Çığırın İsmail gelsin

Yusuf da yanımda dursun

Çocukları getirirler

Bir daha gözlerim görsün

Kapımızın önü söğüt

Verseler de almam öğüt

Sarız öykesinde var mı

Bunun gibi babayiğit

Hastalandım ben yatarım

Beşli martini atarım

Ben bu dertten kurtulursam

Malı mülkü hep satarım

Elin' kolunu çemremiş

Eşin camızını yağlar

Onlar da maşallah demiş

Ankara'da duran beyler

Kanser derler ben bilmezdim

Ankara'dan hiç gelmezdim

Kardeşlerim yoklasaydı

Ben bu dertten hiç ölmezdim

Üç ay hastanede yattım

Hademeler etti zahmet

Ben ekine varamıyom

Ekinimi biçsin Ahmet

Köyde makineden indim

Oturarak eve geldim

Dede'yi yanıma aldım

Evin durumunu sordum

Döşekleri kalın serin

Vallahi ağrıyor yanım

Elin kızına dilim yok

O da gelin başlı gelin

Üç ay hastanede yattım

Hademeler beklemedi

Gözlerim delikte kaldı

Kardeşlerim yoklamadı

Kaynaklar

Hasan Bostan

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Hatice Uçak. Kaynak kişiler: Hasan Bostan (1938), Kemer, Sarız. Dede, çocuğun adı; Deyi, diye; Çığırmak, çağırmak; Öyke, bölge; Ekine varmak, ekin biçmeye varmak; Varamıyom, varamıyorum; Delik, pencere anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.362-363. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 937 defa görüntülenmiştir. «Kılıç Ali Kubak'ın Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir