Normal yazdır

Kırk Yılımın Destanı

Kuru ekmek acı soğan yer iken

Soframda bal yağı gördüm çok şükür

Bir bisiklet alsam binsem der iken

Araba aldım da sürdüm çok şükür

Sarnıçlardan böcülü su içerken

Koyun kuzu yaylalara göçerken

Elimde orakla buğday biçerken

Traktörle ekin derdim çok şükür

Obalarda lokum şeker satardım

Yün alırdım çuvallara katardım

Yırtık donla kuru yerde yatardım

Altıma halılar serdim çok şükür

Yunus'la Mahzuni sardı özümü

Türküye deyişe döndüm yüzümü

Babamdan habersiz aldım sazımı

Ozan oldun tele vurdum çok şükür

Marangoza gittim kesildi elim

Fabrikaya gittim yoruldu kolum

Fakülte bitirdim öğrendim ilim

Okullarda dersler verdim çok şükür

Sevdiğim Karaman Sinci köyünde

İyilik güzellik varmış soyunda

Sene seksen dokuz kasım ayında

Evlendim yuvamı kurdum çok şükür

Saz kursu verince oldu bir işim

Sevindi yaranım sevindi eşim

Yok idi dünyada dikili taşım

Ev yaptım içine girdim çok şükür

Kin tutmadım düşmanımla barıştım

Türlü türlü insanlara karıştım

Allah için iyilikte yarıştım

Mazluma kol kanat gerdim çok şükür

Darıldım kırıldım yare küsmedim

Yalana yanlışa ayak basmadım

Yarınlardan umudumu kesmedim

Gönlümün gamını kırdım çok şükür

Çok diyarlar gördüm çok yerler gezdim

Kiminden usandım kiminden bezdim

Doğruyu savundum doğruyu yazdım

Haklının yanında durdum çok şükür

İnsanı sevmekten kaygı duymadım

Canları üzmedim cana kıymadım

Saygıyı sevgiyi elden koymadım

Dostların hatırın sordum çok şükür

İki kızım iki gözüm oldular

Baba diye kucağıma geldiler

Tabipler derdime derman buldular

Kanayan yaramı Sardım çok şükür

Onguni'yim yazdım işte ben buyum

Karaman ilimdir Taşkale köyüm

Daha ne söyleyim daha ne deyim

Dünyada murada erdim çok şükür

Kaynaklar: Aşık Onguni