Tek sayfa (2 sütun)

Kumarlı Köyünden Halil'in Ağıdı

Osmaniye

Gani oğlancığım gani

Üzengiden akmış kanı

Doğru söyle körolası

Düşman heyleyledi seni

Elimde yok kolumda yok

Yapışacak dalım da yok

Taşoluğa giden geldi

Dığrak atlı delim de yok

Mavi şalvar ışıl ışıl

Kaçma kıçına dolaşır

Çeke tut atın başını

Emmilerin tez ulaşır

Tahta üstünde yatarken

Çuha yorganı örterken

N'ola o zaman öleydi

Al atı ceren tutarken

Körezden aldığı doru

Ne hodul yürürdü kırı

Ben eşimi bilmez miyim

Salta mavi yağlık sarı

Kadanı alayım Anşa

Halil bizi aradı mı

Gömleğini yuyan gelin

Kakülünü taradı mı

Kadanı alayım bacı

Bir incecik derde düştüm

Şuna öteye vardım idi

Yağızı görünce şaştım

Yağızını köylü almış

Kaması yüzünü çalmış

Kes umudu kızcağızım

Halil sana cevap vermiş

Çık Meryemçilin başına

Har eyle Halil har eyle

Kırmız' kilim ala beşik

Neneyle Dudum neneyle

Hüseyin deveni güder

Mıstık camızına gider

Tamam öksüzün kanını

Emmisi alacağım der

Evimizin önü bayır

Tüfek öter gayır gayır

Ağaların teklif etmiş

Halil sen oraya buyur

İlimize çengi geldi

Delim kurar pazarını

Amanın görmesin gözüm

Örtün delik mezarını

Dünükten Söğüt obası

Koygun davulunun sesi

Gitti de geri gelmedi

Ak Yusufumun babası

Yandım göğünü göğünü

Geldim döğünü döğünü

Yusufu yanıma aldım

Kurdun mu sünnet düğünü

Kadan alam Şerfe Hatun

Ben de seni gözlüyordum

Sen gelmeden efe geldi

Pürçüğünü düzlüyordum

Halil tatlı Yusuf tatlı

Şuncağızım şahbaz atlı

Eşim Taşoluktan gelir

Terkiciği doru atlı

Kamasını çekememiş

Tüfeğini sıkamamış

Kötü imiş İmat Hasan

Geri dönüp bakamamış

Kadan alam Şerfe Hatun

Bunu bana eş ederim

Bunun için duruyordum

Kor da Avşara giderim

Kaynaklar: Yaşar Kemal