Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Mengillioğlu tülü çeker
Dengiyinen gelir şeker
Öksüz batsın neylemeli
El vurur boynunu büker
Sen buraya devre geldin
Vezir odada oturur
Ne zengin kadan alayım
Tülüsü altın getirir
Ağlama anam ağlama
Görenler bilir eveli
Mengilloğlu Memiş Hoca
On beş camız tor develi
Havlımızda çatal hayma
Hayması çifte direkli
Kayseri'de düşün görmüş
Ondan korkmuş kurt bilekli
Caminin dibinde yatar
Nenni Kara Vezir nenni
İt m' oluksun bacım Dudu
Elin yüzün ala kanlı
Hepisinden Bahar nazlı
Verin de Bahar ağlasın
Bibisinin oğlu Selim
Sarız'da yozun ağlesin
Kuruçay'ın seli söker
O da boz bulanık akar
Kağnıya sığmamış Vezir
Kollarını teker çalar
Odası yıldız ışıklı
Sofrası gümüş kaşıklı
Melek evden heyle çıksın
Koltuğu alabeşikli
Tahtalı'ya indi yozu
El eline verdi sözü
Yarıyolda koydun Hoca
Onmadık Hatice kızı
Açın deliğin camını
Kuş tünesin pecesine
Kulağı altın küpeli
Aynı gider Hoca'sına
Sen yaylaya çıkma Fatma
Kalsın çadırın salağı
Zırtaboz babamın oğlu
Her işlik gelmez bileğe
Sofrası ballı börekli
Çadırı dokuz direkli
Ben ölüyüm babamoğlu
Dosta düşmana gerekli
Yeşil ördek göldeyiken
Eğricesi teldeyiken
Tez gelesin babamoğlu
Dört gelinin evdeyiken
Dere şu Taf'ın deresi
Hayli çekiyor arası
Beyler buna sebep olmuş
Kır Mehmet'in Gö Kara'sı
Kaynaklar
Fadime Bozkurt
Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Fatma. Kaynak kişiler: Fadime Bozkurt (1923), Çanakpınar, Tomarza; Melek Özdemir (1945), B. Kabaktepe, Pınarbaşı; Ahmet Şükrü Esen (P. N. Boratav - R. Dor) - Anadolu Ağıtları. Tülü, uzun tüylü erkek deve; Dengi ile gelir şeker, yük ile denmek isteniyor. O tarihte şeker İngiltere'den getirilirdi; Neylemeli, ne yapmalı, ne etmeli; Yüzünü yıkmak, başını eğip üzgün durmak; Devre, yanlış, ters; Altın getirmek, altın taşımak; Eveli, evveli, öncesini; Tor deve, genç deve; Havlu, avlu, ev önünde duvarla çevrili üstü açık yer; Hayma, büyük çatal direklerle yere dikilen ve üzerine ot vurulan yapı; Oluk, olmuş; Eli, yüzü alakanlı olmak, ta Şamanizm'den bu yana yakını ölenler ellerini, yüzlerini yolarak üzüntülerini belirtirlerdi; Bibi, hala; Selim, Kara Selim; Yoz, süt vermeyen koyun; Kollarını tekerin çalması, cesedin, kağnı ile getirilirken tekerlerin kesmesi, kağnıya sığmaması; Evden çıkmak, başka kocaya varmak; Alabeşikli, küçük çocuklu; Onmak, gün görmek, murat almak; Delik, pencere; Aynı, kızının ismi; Salak, salınıp gezilen yer, burada çadır yeri; Zırtaboz, babayiğit, iri yarı; İşlik, gömlek, mintan; Ölüyüm, öleyim; Göldeyiken, teldeyiken, eldeyiken, gölde iken, telde iken, elde iken; Eğrice, tüy, telek; Gö, gök, mavi anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.233-234-235. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.616 defa görüntülenmiştir. «Memiş Hoca'nın Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç