Tek sayfa (2 sütun)

Mevla'm Bir Adama Çocuk Verince

Diyarbakır

Mevla'm bir adama çocuk verince

Bağçada (Bağda) bitmiş bir fidana benzer

Böyüyüp de bir yaşına girince

Sanki kokulu güldana benzer

İkisinde serkhoş gibi dolaşır

Üç yaşında her nesneye ulaşır

Dört yaşında gördüğüne sataşır

Beş yaşında kaşlar kemana benzer

Altısında kendi söyler düşıni

Yedisinde değiştirir dişini

Sekizinde bahta koyar işini

Dokuzunda taze bostana benzer

On yaşında konca güldür açılır

On birinde ab-ı hayat saçılır

On ikide boyu beli seçilir

On üçünde gözler mestane benzer

On dördünde güzelliğin bağıdır

On beşinde gören aklın dağıdır

On altıda yigitliğin çağıdır

On yedide sanki ceylana benzer

On sekizde belli eder arını

On dokuzda gözetir şikarını

Yirmisinde kendi bular yarını

Zencirin koparmiş arslana benzer

Yirmi beşte bıyıkları burulur

Otuzunda akan sular durulur

Otuz beşte günahları sorulur

Ataşa atılmış pervana benzer

Kırk yaşında kazel dökülür bağlar

Kırk beşinde günahlarına ağlar

Ellisinde oğullar(ın)a bel bağlar

Dağ başına çökmiş dumana benzer

Elli beşte sızi iner dizine

Altmişında duman çöker gözüne

Altmiş beşte heç bakılmaz yüzüne

Ahireti gözedir süphana benzer

Yetmişinde gördükleri düş olur

Yetmiş beşte artık çöker kış olur

Sekseninde badem gözler yaş olur

Yolunu (y)itirmiş kervana benzer

Seksen beşte artık beli bükülür

Biter ömrü takatı gücü sökülür

Doksanında hep dişleri dökülür

Geldi geçti şimdi yalana benzer

Doksan beş yaşına girip aşınca

Ölüm korkusu gelip yaklaşınca

İnsanoğlu yüz yaşına varınca

Sanki savrulmuş harmana benzer

Beni ağlatma ki sen de gülesin (leyli leyli)

Hem muradan hem maksudan eresin

(yavru yavru he yavru ey)

Kaynaklar: Diyarbakırlı Aşık Hasan — bilgisiyle aktarılmaktadır