Türkü

Mirasyedi (Guş Edin)

İstanbul

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Guş edin bu makalimi

Söyleyim size halimi

Bir mirasyediye çattım

Nakledeyim ahvalimi

Bir bazergan oğlu imiş

Üç yüz kese miras yemiş

Günde on kuruş akarat

Belki on beş olur imiş

Gayet de cömert didiler

Hayli gürbüz merd didiler

Dahi bir yonca toycadır

Duymadı bir ferd didiler

Su gibi altın harc eder

Kalmamış kalbinde keder

Bunca malı cem eylemiş

Oğlum yesin deyü peder

Bana bunu bildirdiler

Ağlar iken güldürdüler

Züğürtlükten ağlar iken

Gözüm yaşım sildirdiler

Bir hal ile varup çattım

Takyamı göklere attım

Kapı önünde bir gece

Eşiğin yaslanıp yattım

Çıktı beni seyreyledi

Bunda ne ararsın dedi

Aldı beni girdi eve

Lutf ile şöyle söyledi

Bana dedi hiç çekme gam

Sana bin kuruş virirem

Bazergan edeyim seni

Züğürtlükten çekme elem

Didim oldum bazergan

Bana kimler olur akran

Kimseye baş eğmez ol dem

Gözüme görünmez yaran

Gezdim anınla subh ü şam

İki ay görüştü tamam

Bir parasın alamadım

Hilaf değildir bu yaran

Her seher kahveye gelir

Yaran ile ülfet kılır

Kahve altısın sorarsan

Bir akçelik simit alır

Kendisi yer iller bakar

Sende bir gül görse kokar

Simidin yarısın yeyip

Yarısın koynuna sokar

Kimse bilmez baş akçesin

Koparmaz dağ taş akçesin

Benden almaya başladı

Her hafta tıraş akçesin

Beni bir fikirler aldı

Bu gayret bağrımı deldi

Mirasyedi çelebimiz

Bir gün pabucumu çaldı

Benden ödünç akçe ister

Sana sonra veririm der

Ben kendi kârımdan aciz

O benden dahi derbeder

Borç edindim hayli vafir

Kimse saymaz oldu hatır

Ayasofya külhanında

Postu varmış onda yatır

Beni hazan etti hele

Böyle pakçe girmez ele

Ben yarana nakleyledim

Öldü gitti güle güle

Kaynaklar

Muhtar Yahya Dağlı

Muhtar Yahya Dağlı – Basan ve yayan: Türk Neşriyat Yurdu – İstanbul – 1945

Kaynak notu: Kitapta bulunan destanlar, isimsiz ve tarihsiz taşbasmalardan ve Fatih Millet Kütüphanesi'nde bulunan, merhum Ali Emiri Efendi'ye ait yazma mecmualardan Muhtar Yahya Dağlı tarafından derlenip, Latin harflerine çevrilmiştir. Destanlar 18 ve 19. asırlara aittir. Ramazan aylarında teravih namazını müteakip temcid vaktine kadar davulun refakatinde halka, eğlenme maksadıyla söylenmişlerdir. C.H.P. Eminönü Halkevi, Kütüphane ve Yayın Kolu, Destan Serisi 1 – İstanbul Mahalle Bekçilerinin Destan ve Mani Katarları – Derleyen: Muhtar Yahya Dağlı – Basan ve yayan: Türk Neşriyat Yurdu – İstanbul – 1945. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 3.888 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir