Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Dambaşına çardak kurmuş
Bahçemiz var şo derede
Öksür tükür kul oluyum
Ne varımış bu yarada
Yalak'tan adam gelemez
Yeğin poyrazın tipisi
Odaya emanet atmış
Camiye benzer kapısı
Mustaf oğlu Hürü kızı
Buyurur sözün tutturur
Hayırdar kadan' alıyım
Geçit'e köprü attırır
Geldin mi bibi geldin mi
Yettin mi bunun aslına
Bebeğini ele vermiş
Dün öldü Gelin Teslime
Mest kundura tıkır tıkır
Ana vezir Kur'an okur
Uşaklar tokanır deyi
Anam da ediyor fikir
Başında yanar çıralık
İyi gün gördüm analık
Mest kundurayıla gezer
Dolamana vur yamalık
Fincan düzdürür tabağa
Koygun öttürür dibeği
Aklında var kul oluyum
Yakup'u edici kaha
Kaynaklar
Fatma Kılıç Kara
Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Kızı Hürü. Kaynak kişiler: Fatma Kılıç (Kara) (1326), Yalak (Yeşilkent), Sarız. Dambaşı, damın üzeri; Çardak, ağaç direklerle yapılan hayma, kulübe; Yalak, şimdiki Yeşilkent kasabası; Hayırdar, iyilik yapmayı, hayır yapmayı seven; Yetmek, anlamak; Tokanmak, dokanmak; Çıralık, elektriğin, gaz lambasının olmadığı zamanlarda aydınlanma çıra ile yapılırdı. Bu amaçla evin bir köşesine çıralık yapılırdı; Analık, üvey ana; Dolama, belleme de denir, önden açık, şeritli bayan giysisi, etek; Yamalık, yamalak; Fincan düzdürmek, fincan dizdirmek, eskiden kahve takımı belli evlerde bulunurdu, burada varlıklı anlamında; Koygun, dokunaklı, içli; Dibek, kahve dövmeye yarayan küçük soku; Edici, edecek; Kaha, kahya, muhtar anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.333-334. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.418 defa görüntülenmiştir. «Mulla Mehmet'in Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç