Türkü

Mustafa Uzunlu'nun Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Ne bekliyon anam karı

Basmam Kemer toprağına

Öleneçe böyl' oturrum

Kıymam yeşil yaprağına

Eşim sehilin cereni

Toplanır gelir yareni

Baykuş muyum ben obalar

Beklerim ıssız öreni

Öleneçe burd' oturrum

Bura peygamber döşeği

Acep beni çıkartır mı

Soysuz babamın uşağı

Hacı Durdum Melik Gazi'm

Onlar geçit taşıyımış

Boran Ağam kadan' allım

Tüccarların başıyımış

Ben ağlamam dünya yalan

Merteği yonulu kalan

Ulu peygamber aşkına

Yok mu yaralımı gören

Bana verin bağlamayı

Göstereyim ağlamayı

Zat' alışkın Yalak eli

Ben ağlayıp dinlemeyi

Hota sürmel' eşim hota

Yol gitmez ölümden öte

Emine'm öksüz böyü'cü

Vay düşman ocağın bata

Koca Afan'ın deresi

Ne çok çekiyor arası

Labıtım uçça kaldır

Emmioğlu körolası

Durman Uzunlu uşağı

Kuşanın gayret kuşağı

Saba beni çıkartırlar

Gelir babamın uşağı

Kayseri koca vilayet

Ora eşimin gezeği

Bana dulluk yakışır mı

Saçım turnanın tozzağı

Kabıtımı salsın demiş

Gelenlerin biriyinen

Yazın ben de varrım demiş

Başöğretmen Ali'yinen

Kadan' allım Apti Emmi

Sabahanan bir kuş öttü

Emmiden düşman mı olur

Yenice ocağım battı

Geldin mi Yeğenim Turna

Anayın gözleri hurma

Güççük evin ele kaldı

Durma sürmel' eşim durma

Şimden keri giyemem ki

Ucu güllü bağlamayı

Zat' alışık Yalak eli

Ben söyleyip ağlamayı

İlaha şu anan bata

Ne kötü uykuya daldı

Duymadın mı sürmel' eşim

İlk aşamdan geldi haber

Kaynaklar

Ayşe Işık

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Karısı Emine. Kaynak kişiler: Ayşe Işık (1930), Yalak (Yeşilkent), Sarız; Ahmet Kıvcı (1941), Yeşilkent, Sarız; (Cığal) Ayşe Poyraz (55 yaş), Kemer, Sarız. Bekliyon, bekliyorsun; Kemer toprağı, Kemer köyü; Öleneçe, ölene değin; Sehil, sahil, deniz kenarı, Çukurova; Oba, el; Burd', burada, burda; Oturrum, otururum; Çıkartmak, başka kocaya varmasını sağlamak; Soysuz, evden çıkartırlarsa diye onlara sitem; Geçit taşı, dar yerde sıkışıldığında gerekli olan; Mertek, evlerin tavanına döşenen uzun ağaç, yuvarlama; Yonulu, yontulmuş, anlaşılan ölen, yeni bir ev yaptırıyordu; Bağlama, burada bayan giysisi, şimdi adına etek deniyor, önü tamamen açık, üzerinde siyah şerit bulunan giysi. Ayrıca buna, belleme ya da dolama da denirdi ki, o takdirde bu mavi renkten olurdu; Zat', zatı, zaten; Hota, yaşa, fiyaka, övgü sözü; Horta, palavra; Böyü'cü, büyüyücü, büyüyecek; Afan, Dayıoluk köyü yaylasında yer adı; Labıt, Övendirenin ucundaki demir nacak; Uçça, uzca, yavaş; Uzunlular, ölenin aile lakabı; Gezek, gezilen, eğlenilen yer; Tozak, telek, tüy; Kabıt, palto; Biriyinen, Ali'yinen, biri ile, Ali ile; Varrım, varırım; Kadan', kadanı; Sabahanan, sabahleyin; Yenice, yeni; Güççük, küçük; Şimden keri, şimden sonra; Zat'alışık, zaten alışmış; İlahi, Allah, inşallah; Bata, batsın; Aşamdan, akşamdan anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.238-239-240. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.088 defa görüntülenmiştir. «Mustafa Uzunlu'nun Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir