Sözler
Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.
Ne bekliyon anam karı
Basmam Kemer toprağına
Öleneçe böyl' oturrum
Kıymam yeşil yaprağına
Eşim sehilin cereni
Toplanır gelir yareni
Baykuş muyum ben obalar
Beklerim ıssız öreni
Öleneçe burd' oturrum
Bura peygamber döşeği
Acep beni çıkartır mı
Soysuz babamın uşağı
Hacı Durdum Melik Gazi'm
Onlar geçit taşıyımış
Boran Ağam kadan' allım
Tüccarların başıyımış
Ben ağlamam dünya yalan
Merteği yonulu kalan
Ulu peygamber aşkına
Yok mu yaralımı gören
Bana verin bağlamayı
Göstereyim ağlamayı
Zat' alışkın Yalak eli
Ben ağlayıp dinlemeyi
Hota sürmel' eşim hota
Yol gitmez ölümden öte
Emine'm öksüz böyü'cü
Vay düşman ocağın bata
Koca Afan'ın deresi
Ne çok çekiyor arası
Labıtım uçça kaldır
Emmioğlu körolası
Durman Uzunlu uşağı
Kuşanın gayret kuşağı
Saba beni çıkartırlar
Gelir babamın uşağı
Kayseri koca vilayet
Ora eşimin gezeği
Bana dulluk yakışır mı
Saçım turnanın tozzağı
Kabıtımı salsın demiş
Gelenlerin biriyinen
Yazın ben de varrım demiş
Başöğretmen Ali'yinen
Kadan' allım Apti Emmi
Sabahanan bir kuş öttü
Emmiden düşman mı olur
Yenice ocağım battı
Geldin mi Yeğenim Turna
Anayın gözleri hurma
Güççük evin ele kaldı
Durma sürmel' eşim durma
Şimden keri giyemem ki
Ucu güllü bağlamayı
Zat' alışık Yalak eli
Ben söyleyip ağlamayı
İlaha şu anan bata
Ne kötü uykuya daldı
Duymadın mı sürmel' eşim
İlk aşamdan geldi haber
Kaynaklar
Ayşe Işık
Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Karısı Emine. Kaynak kişiler: Ayşe Işık (1930), Yalak (Yeşilkent), Sarız; Ahmet Kıvcı (1941), Yeşilkent, Sarız; (Cığal) Ayşe Poyraz (55 yaş), Kemer, Sarız. Bekliyon, bekliyorsun; Kemer toprağı, Kemer köyü; Öleneçe, ölene değin; Sehil, sahil, deniz kenarı, Çukurova; Oba, el; Burd', burada, burda; Oturrum, otururum; Çıkartmak, başka kocaya varmasını sağlamak; Soysuz, evden çıkartırlarsa diye onlara sitem; Geçit taşı, dar yerde sıkışıldığında gerekli olan; Mertek, evlerin tavanına döşenen uzun ağaç, yuvarlama; Yonulu, yontulmuş, anlaşılan ölen, yeni bir ev yaptırıyordu; Bağlama, burada bayan giysisi, şimdi adına etek deniyor, önü tamamen açık, üzerinde siyah şerit bulunan giysi. Ayrıca buna, belleme ya da dolama da denirdi ki, o takdirde bu mavi renkten olurdu; Zat', zatı, zaten; Hota, yaşa, fiyaka, övgü sözü; Horta, palavra; Böyü'cü, büyüyücü, büyüyecek; Afan, Dayıoluk köyü yaylasında yer adı; Labıt, Övendirenin ucundaki demir nacak; Uçça, uzca, yavaş; Uzunlular, ölenin aile lakabı; Gezek, gezilen, eğlenilen yer; Tozak, telek, tüy; Kabıt, palto; Biriyinen, Ali'yinen, biri ile, Ali ile; Varrım, varırım; Kadan', kadanı; Sabahanan, sabahleyin; Yenice, yeni; Güççük, küçük; Şimden keri, şimden sonra; Zat'alışık, zaten alışmış; İlahi, Allah, inşallah; Bata, batsın; Aşamdan, akşamdan anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.238-239-240. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.088 defa görüntülenmiştir. «Mustafa Uzunlu'nun Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.
Kaynağı aç