Nesini sorarsın garip halimin
Çoktan beri yatar hastadır gönül
Dönmüştür gurbetten geçmiş malından
(Alışmış gurbete geçmiş ilinden)
Abdala karışmış posttadır gönül
Kişiye acayip müşküle kanmak
(Kişiye acebdir müşkilin anmak)
Pervanenin işi odlara yanmak
Çetin olurmuş dosttan ayrılmak
Karalar giyinmiş yastadır gönül
Garip bülbül ötmez oldu bağlarda
Destur verin gül satayım beylerde
(Bir gül sunma mürüvvet yok beylerde)
Aştı gitti bilmediğim (yenemediğim) dağlarda
Avcıya karışmış ustadır gönül
Mustafam sözünü söyleme deli
(Kul Mustafa'm söyletmeyin deliyi)
Hünkarımdır Hacı Bektaş-ı Veli
(Pirim Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi)
Dost elinden içirdiler bir dolu
(Dost elinden içirdiler doluyu)
Şimdi sarhoş olmuş mestdedir gönül
(Şimdi sarhoş olmuş tastadır gönül)