Türkü

Ruha Meded Bağışlar

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Ruha meded bağışlar

Nefes-i Rahmanimiz

La'l-ü gevher bitirir

Can içinde kanımız

Can eline hükmeder

Elçilerin ol salar

Hüsnün beratın okur

Ma'ni-i insanımız

On sekiz bin alemin

İlmini bir noktada

Okuduk ezberledik

Yoktur hiç gümanımız

Zahid sözüme inan

Sözümüz dürr-ü mercan

Mekanımız la mekan

Nişansız nişanımız

Enel-Hakk'ın razını

Faşeyledik aleme

Mansur şimdi geleydi

Çekerdi urganımız

İnanmazsan ey hace

Gel olalım bir gece

Aşk ile geçipdürür

Her vakt-u her anımız

Yetmiş iki milletin

Dilini biz biliriz

Alemde kimse bilmez

Bu bizim lisanımız

Aşk kitabın canımız

Hak'tan okur bi huruf

Aşk kitabından durur

Dersimiz irfanımız

Sır sözünü söyledi

Canımızı toyladı

Hakk'ı ta'lim eyledi

Sahib-i zamanımız

Her nefeste hazırız

Kalbimize nazırız

Devr içinde nadiriz

Alidürür şanımız

İbrahim'in sözlerin

Kendin bilmez ne bilsin

Kendin bilen arife

Feda olsun canımız

Kaynaklar

Oğlanlar Şeyhi İbrahim

Kaynak notu: Meded bağışlamak, yardım etmek; Rahman, dünyada herkese ve her şeye merhamet eden. Tanrı; Nefes-i Rahmani, Rahman'a mensup soluk. Söz; La'l, kırmızı renkte değerli bir mücevher; Hüsn, güzellik; Berat, birşey hakkında verilen yazılı hüküm; On sekiz bin alem, Yaratıcı kudretin aktif ve pasif kabiliyeti olan Akl-ı Küll, Nefs-i Küll, dokuz gök, dört unsur ve maden, nebat ve hayvan, on sekiz eder. Araplarda, eskiden son rakam, bindir; herbiri tafsil bakımından bin sayılmış, bu deyim meydana çıkmıştır; Raz, sır; Faşeylemek, yaymak, sözle bildirmek; An, zamanın bölünemez cüz'ü; Huruf, harfler; Ta'lim, bilgi belletmek; Sahib-i zaman, Sahib-Zaman, zamanın sahibi. Erenlerin en ulusu; Nazır, bakan; Nadir, az bulunur; Ali, yüce anlamlarındadır. Sufilerce, erenlerin en ulusu "Kutb"dur. Kutb, değirmen taşının miline derler. Taş, nasıl o milin çevresinde dönerse kainat da o zatın iradesine uyar, onun çevresinde döner. Erenlerden, ona yakın iki kişi vardır, bunlara "Sağ" ve "Sol" yandaki İmam denir. Bunlardan sonra dört, sonra yedi, sonra kırk, sonra da üç yüz eren vardır. Kutb ölünce sol yanda farzedilen, onun yerine geçer ve her bölük, aşağı bölükten biri, üst dereceye alınarak, üç yüzlere de halktan biri seçilerek sayı tamamlanır. İmamiyye mezhebini kabul edenlere göreyse Kutb, hala sağ olan ve zuhuru beklenen Onikinci İmam'dır. Abdülbaki Gölpınarlı - 100 Şair 1000 Şiir, Türk Tasavvuf Şiiri Antolojisi (Tasavvufi - Zühdi Edebiyat, Melami - Hamzavi Halk Edebiyatı, Alevi - Bektaşi Halk Edebiyatı), Milliyet Yayınları Türk Klasikleri Dizisi: 7, Birinci Cilt, Baha Matbaası, Ocak - 1972 , s.154-155-156. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 509 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir