Türkü

Şahna Destanı

Şarkışla

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Kırk üç yılı (943) şahna tayin ettiler

Her biri bir köye oldu hökela

Bolca rak'içtiler kuzu yuttular

Çiftçinin başına oldular bela

Konturol haftada bir defa geldi

Bekçiler göz yumdu köylüler çaldı

Bazı zavallıdan başlı başl'aldı

Bazı arsızlar da verdiler sile

Harman bekçileri gece geziyor

Mühürlü çeçleri vurup bozuyor

Ölçü memurları ceza yazıyor

Para almak için düzdüler hile

Şu hain memurlar çok hile etti

Köylüler kocaman tığı zaptetti

Anbar memurları toz toprak kattı

Temiz arpa buğdaya bile bile

Su içme bilmeyen çay ağas'oldu

Yedi kayganayı pay ağas'oldu

Giyindi paltoyu köy ağas'oldu

Holadılar kıza geline dula

Sıra iie memurları gördüler

Aş yerine sini börek verdiler

Altlarına kutnu döşek serdiler

Çoğu hasret idi evinde çula

Yüzde yiğirmisi devlet hissesi

Kimi başlı aldı kimi silesi

Kiminin de geldi anbar fazlası

Verdiler onları yağ ile bala

Okuyup yazma bilmeyen hep memur oldu

Ne yapalım iş ta baştan bozuldu

Al'İzzet ürüşvet bir bardak aldı

İçmedim suyunu ben güle güle

Kaynaklar

Aşık Ali İzzet Özkan

Kaynak notu: Defter II, No: 102. Şahna, eskiden, köylünün ürününden vergi toplayan görevlilere şahna, şahne denirdi. 1943 yılında hükümet, harp yıllarının gereksinmeleri yüzünden, köylünün ürününden yüzde yirmisini vergi olarak toplama kararı aldı. Bunun için köylere görevliler yolladı. Eskinin çalmalarını anımsattığı için halk, bunlara da şahna adı verdi; Hökela, akıllı anlamına gelen ukaladan bozulma. Kendini beğenmiş, bilgiçlik satan kimselere halk "hökela" diyor; Başlı başl'aldı (başlı başlı aldı), "Başlı başlı" ya da "sile sile" ekin gibi taneli ürünleri ölçmekte kullanılan ölçülerin nasıl doldurulduğunu anlatmak için kullanılır, ölçü kabı doldurulduktan sonra, kabın tepesi düzlenir, daha fazla ürün kalması böylece önlenirse ona "sile vermek, yahut sile sile vermek" denir. Eğer kap tepeleme doldurulur ve öylece ürün ölçülürse, buna "başlı almak" yahut "başlı başlı" ölçmek denir. Başlı ölçü, sile'den daha çok olur; Mühürlü, tane, sapından ayrılıp harmana yığılınca, eğer gece içeri taşınamazsa, bu yığının etekleri ağaçtan, yazma kalıbı kadar bir mühürle mühürlenir. Bu mühürün üzerinde nakışlar ve biçimler vardır. Gece tanelerden bir kısmı çalınırsa mühür bozulur, böylece hırsızlık anlaşılır. Yoksa, yığılı taneden biraz eksilmesinin kolay farkına varılmaz; Çeç, samandan ayrılıp yığılan tane; Tığ, biçilmiş, fakat sapından samanından daha ayrılmamış ekin yığını; Holamak, üzerine atılmak, hücum etmek; Memuru görmek, memura rüşvet vermek; Ürüşvet, rüşvet. Ali İzzet de aynı yıl şahna atanmış ve anlattığına göre ağaçtan bir su bardağı rüşvet almış, o da elinden düşüp kırılmış. Âşık Ali İzzet Özkan, Yaşamı, Sanatı, Şiirleri - Prof. Dr. İlhan Başgöz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Genel Yayın No: 191, Edebiyat Dizisi: 47, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara - 1979, 15.000 adet basılan birinci baskı, s.51-52. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.138 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir