Normal yazdır

Sana Pendim Vardır Mesel Bemesel

Sana pendim vardır mesel bemesel

Durub-u emsalde neler demişler

Guş eyle getirme hatıra kesel

Deliden al uslu haber demişler

Kamil ol kamilin sözünü dinle

Hasm olma kimseye kimse seninle

Hasmın karıncaysa merdane anla

El üzre el arşa çıkar demişler

Akil akillerden alır sayağı

Cahil söz anlamaz delik kulağı

Subhadek kimsenin yanmaz çırağı

Çark-ı felek durmaz döner demişler

Lazım olur bir gün sakla yarağı

Dost başı gözetir düşman ayağı

Issın tutmaz unmadığın orağı

Varır el tarlasın biçer demişler

Sallanır mı deve tutsan kulağı

Abdal israf eder çok olsa yağı

Çölmek yuvarlanır bulur kapağı

Herkes misli mislin arar demişler

Her dem daim sanma mihr ile mahı

Kül eder mermeri mazlumun ahı

Gedayı şah eder hem geda şahı

Takdir tedbirleri bozar demişler

Aynına alma hiç cihanın varın

Bulursan bugün ye gam çekme yarın

Cinsine olmazsa her kim mukarin

Akıbet yolundan azar demişler

Adadan dokunsa bir seng-i hara

Gam çekme sen ana ol dil-i derya

Pak übiperva ol (...) güya

Geri al (...) ular demişler

Drub-u emsalin çukur ovası

Anas'olmıyanın olmaz babası

Öksüz kuşun sanma kalır yuvası

Anı da Mevlası yapar demişler

Sana bir cevabım dinlersen safi

Yola çık bele çık koma insafı

Sofradan elin kes mecliste lafı

Dilden gelir başa keder demişler

Bir büyük çarşıdır aşkın pazarı

Biaşk olan bilmez andaki karı

Her kişi beğenmiş almış bir yarı

Güzel odur gönül sever demişler

Alçak ol alçağı yek sever beyler

Görmez misin suyu alçağa çağlar

Her ne kadar yüksek olursa dağlar

Yollar üzerinden aşar demişler

Serkeş olup germe kimseye boyun

Murad ütmek imiş oynarsan oyun

Ne kadar çok olsa sürüde koyun

Cümlesin bir kasap kırar demişler

Guş eyle nasihat dinle makali

Ciddi say edegör ve sakla mali

Bir dosta keşf etme zaruret hali

Selamı sabahı keser demişler

Ayb değil her şeyin aslı sorulur

Rehberi olmıyan yolda yorulur

Yokuşta emanet kuskun kırılır

El atına binen iner demişler

Bed aslolanlara n'eylesin öğüt

Hiç meyva verir mi kavakla söğüt

Değirmende unun elinle öğüt

Akil işin kendi tutar demişler

İylik et diyeler ta sana iyi

Kem olur aslında kem olan soyu

Herkese hazırdır kazdığı kuyu

Zalime belası yeter demişler

Yalancılar sözü doğru söylemez

Yalan söze akil belin bağlamaz

Deme sakın kendi düşen ağlamaz

Ağlar belki gözü çıkar demişler

Mürvetsiz meclisten kaldır tabanı

Kadrin bilmiyene yedirme nanı

Sırtında olmazsa eğer tumanı

Gönlünden yarım bez geçer demişler

Bu sözüme sakın eyleme sen şek

Naehle terbiye hiç etme emek

Katırın aslında var çünkü eşek

Anınçün ademi teper demişler

Bilir pekmezciyi görünce sinek

Su koşan dolar mı hiç delik süzek

Yola doğru gitmez yularsız eşek

Mıhsız tahta dingil atar demişler

Ne acep aksidir bu çark-ı felek

Yenmez oldu kat'a kimseden yemek

Kavim hısım güya bir acı kelek

Akraba akrepten beter demişler

Şerifi uzatma sözü insana

Darbımesel sığmaz nice divana

Elin attığı taş gider yabana

Akrabadan gelir zarar demişler

Dostu akrabayı getirme dile

Cümlesin verseler almam bir pula

Pek sakın malını kaptırma ele

Her iş akçe ile biter demişler

Kaynaklar: Aşık Şerifi