Türkü

Sarıkamış'ta Ölenlerin Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Gene uğru kış geliyor

Görmeyene hoş geliyor

Şu Sivas'a giden kağnı

Dolu gider boş geliyor

Sivas'tan Sarıkamış'tan

Yatamıyom kara düşten

Hastam zayıf arabacı

Yavaş indirin inişten

Aziziye baba yurdum

Kafkasya'ya tabya kurdum

Benim korkum Ruslar değil

Kara kışa kurban verdim

Kadasın aldığım Eşe

Tekerim dayandı taşa

Seferberliği durdur

Elini öperim paşa

İbrişimin kozaları

Battın Avşar kazaları

Sarıkamış'ta kırıldı

Koç yiğidin tazeleri

Sarıkamış Altınbulak

Soğanlı'yı biz ne bilek

Bizim uşak şık giyinir

Ağlı zubun kara yelek

Sarıkamış ne aralı

Kim'ölmüş kimi yaralı

Bunu duymuş var mı ola

Yalan dünya kurulalı

Adam' olan hergediyor

Olmayanlar tergediyor

Her nereye vardıyısam

Gelinler çifte gidiyor

Yüzbaşılar yüzbaşılar

Tabur taburu karşılar

Yağmur yağıp gün değişin

Yatan şehitler ışılar

Gene uğru kış geliyor

Görmeyene düş geliyor

Şarkışla'yı savuşmuş da

Arabalar boş geliyor

Kimini gülle götürdü

Kimini toplar yatırdı

Kör olasıca Moskoflar

Neçe ocaklar batırdı

Anşa bekar Zeynep bekar

Acemi talime çıkar

Dört oğlum sefer ağzında

Topalım kahrımı çeker

Uşak gitti sürüyünen

Asker kalkar boruyunan

Hangi eve vardıyısam

Bir gelin var karıyınan

Yaslı deli gönlüm yaslı

Acep nedir bunun aslı

Kardeşler kana belenmiş

Kara don gülgülü fesli

Soğanlı'da bir harp oldu

Neçe canlar telef oldu

Sarıkamış alınışın

Sağ olanlar mektup saldı

Yağan karların altında

Kara çadır varmıyıdı

Top gürleyip gelirkene

Acep derdin varmıyıdı

Dokuz kardeşi ölenin

Benim gib' olur bacısı

Sivas'a tabur dökülmüş

Beşi anamın kuzusu

Kaynaklar

Mustafa Önder

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: (Kara) Zala Hatun, Sindel köyü Pınarbaşı. Kaynak kişiler: Mustafa Önder (1938), Taf (Özlüce), Tomarza; Ahmet Köksoy (1331), Küçükcanlı, Tomarza. O zamanlar yöreden Sivas'a ulaşım kağnılarla yapıldığı anımsanmalı. Aziziye, Pınarbaşı ilçesi (O zamanlar Sivas'a bağlıdır); Tabya, küçük istihkam; Eşe, Ayşe'nin yörede söylenişi. Bir başka söylenişi Anşa; Tekerin taşa dayanması, işlerin yolunda gitmemesi, bozulması; Altınbulak, Sarıkamış, Horasan arasında bir köy; Soğanlı, Allahüekber dağlarının güneyinde, Sarıkamış yakınlarında bir köy; Aralı, uzak, ırak; Adam' olan, Adamı olan; Hergetmek, herk etmek; Nadas, tarlayı bir yıl boş bırakıp ekime hazırlama; Tergetmek, terk etmek, bırakmak; Vardıyısam, vardı isem, vardıysam; Değişin, değince, değdiği zaman; Gün, güneş; Işılar, parlar; Uğru, önü; Neçe, nice, pek çok; Topal, topal oğlan; Kahır çekmek, birinin üzüntüsüne ortak olmak, onun geçimini sağlamak; Sürüyünen, boruyunan, karıyınan, sürü ile, boru ile, karı ile; Karı, yaşlı kadın; Acep, acaba; Don, giysi, elbise; Gülgülü, gül renkli, kırmızı; Alınışın, alınınca, alındığı zaman; Varmıyıdı, var mı idi, varmıydı; Gelirkene, gelirken anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.43-44-45. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 3.272 defa görüntülenmiştir. «Sarıkamış'ta Ölenlerin Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir