Türkü

Selam Getirdim

Şarkışla

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Adem'den Havva'ya selam getirdim

Habil Kabil oldum al kan göründüm

Hak emretti melekleri okuttum

Şerre memur oldum şeytan göründüm

Nuh ile bir olduk bir gemi çattık

Her cins mahluk aldık içeri attık

Bir zaman balığın karnında yattık

Hikmet deryas'oldum umman göründüm

Süleyman'a Belkıs oldum sevildim

Allahgilin dergahından koğuldum

İsa oldum çarmıhlara gerildim

Asmana kaçtım Yuhan göründüm

Halil ile bir ev yaptık Allah'a

Halkı secd'ettirdik o Beytullah'a

İsmail'e imdat geldik vallaha

Arafat dağında kurban göründüm

Allahım çağırdı dedi ya Musa

Senden bir alçak kul getir var ise

Geldi beni buldu elinde asa

Musa'nın yed'inde hayvan göründüm

Üç yüz yıl uyuduk mağrada nihan

Kıtmir'i kapıya bekç'ettik heman

Muhammet Ali'nin geldiği zaman

Hizmet kapısında Salman göründüm

Çok geldim gittim zaman içinde

Çok kalıp eskittim cihan içinde

Çok şekile girdim devran içinde

Bugün de Al'İzzet Özkan göründüm

Kaynaklar

Aşık Ali İzzet Özkan

Kaynak notu: Defter II, No: 39. Habil, Kabil, Âdem Peygamberin çocukları. Bir kavga sonucu Kabil Habil'i öldürür. Bu, insanlar arasındaki ilk kavga sayılır; Şer, kötülük; Deryas'oldum, deryası oldum; Süleyman, Belkıs, Süleyman Peygamber ve Saba Kraliçesi Belkıs; Asman (Asüman), gök yüzü; Yuhan (Yuhanna), Hıristiyan azizlerinden biri; İncil'de John; Halil, Kâbe'yi kuran Halil Peygamber; İsmail'e imdat gelmek , kesilmek için yere yatırılan İsmail'in yerine gökten kurbanlık koyun inmesi; Yed, El. Musa Peygamber'in elinde asa yılan olmuş; Kıtmir, Ashab-ı Kehf'in (Mağara Ehli) köpeği; Salman (Salman-ı Farisî, İranlı Salman), daha Medine'de iken Muhammed'e iman eden, onun yakın arkadaşları arasına katılan bir İranlı; Alevî - Bektaşîler de, öteki Sufîler gibi, ruhun ölmezliğine kalıp değiştirerek yaşayacağına inanırlar. Tenasüh adı verilen bu inanışa göre, yokluk dünyasından inen ruh, ilkin madde, sonra nebat, sonra hayvan, sonra da insan kılığında belirir. Bundan sonra da en yüce derece olan Hak, Tanrı olmaya yönelir. Ruhun geçirdiği bu evreyi anlatan şiirlere Alevî ve Bektaşî edebiyatında "devriye" denir. Ali İzzet'in bu şiiri bir devriyedir. Âşık Ali İzzet Özkan, Yaşamı, Sanatı, Şiirleri - Prof. Dr. İlhan Başgöz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Genel Yayın No: 191, Edebiyat Dizisi: 47, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara - 1979, 15.000 adet basılan birinci baskı, s.129-130. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.870 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir