Tek sayfa (2 sütun)

Setter Mehmet'in Ağıdı

Osmaniye

Gene efkarlanır da coşunca gönül

Bana dur söyleme deyilmez zalım

Gardaşın gazabı böyle mi olur

Yavruları yetim de koyulmaz zalım

Gardaşı vurmayı da moda mı sandın

O zalim şeytana da ne çabuk kandın

Birin vurunca da birine döndün

Bu kadar gardaştan doyulmaz zalım

Başın koymuş gelinin dizine

Gözün bir kez açıp bakmış yüzüne

Dokuz gurşun guluncundan göğsüne

Ganlı elbiseler de giyilmez zalım

Gözlerin kör olsun da kulağın sağır

Sende heç insanlık yokmuş heç meğer

Setter Mehmet Kumarlı'yı hep değer

Mal için garadaşa gıyılmaz zalım

Gara bıyıkları da daha genç yaşı

Felek vursun senin başına daşı

Yatırdın yazıya da iki gardaşı

Derin uykuları da ayılmaz zalım

Yavruları yetim goydun arada

Abdullah vuruldum demiş orada

Nasıl teltik çektin Setter Mehmet'e

Gıyıp da toprağa da goyulmaz zalım

Gardaş bulunur mu da vay yazzık sana

Duyup da söylerim gücenme bana

Sebep oldun ananınan atana

Daha bundan öte deyilmez zalım

Çifte gardaşların da bağrını deldin

Şu yalan dünyaya da baki mi galdın

Anandan babandan da gardaşdan oldun

Böyle acı habar da duyulmaz zalım

Bir düşman çıkınca da garşına yarin

Çağır ki imdada yetişsin birin

On gardaş dutar mı Mehmet'in yerin

Bu gadar şeytana da uyulmaz zalım

Vurdun gardaşlara da çifte yarayı

Yuva bozup da veran ettin orayı

Şimdi yeni buldun da köşkü sarayı

Orda tatlı ekmek yeyilmez zalım

Veli Sağlam der de böyle olur mu

İki gardaş bir teltikte ölür mü

Yalan dünya sana da baki galır mı

Elbet bu kesene konulmaz zalım

Kaynaklar: Aşık Veli Sağlam