Türkü

Şık (Şeyh) Hamit'in Ağıdı

Kayseri

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Kır atın takımı gümüş

Heybeye doldurur yemiş

Mazı'ran' a çıkıncağız

Kal Gövdeli Dağlar demiş

Dokuz tavla at bağlanır

Kangal'da ünü söylenir

Her varan Börklü'ye varır

Ağam Gürün'de eğlenir

Uzun Yayla at oynağı

Alaydan atar deyneği

Kıyma felek kul oluyum

Ağam fukara köyneği

Uzun Yayla'nın çayırı

Ağam berk sever hayırı

Vurulup attan düşünce

Atı dolanmış bayırı

Bacısının adı Döndü

Duyan eller buna yandı

Ben ağama öldü demem

Yozunan Halep'e indi

Bir bohçada iki meşlek

Biri sarı biri mavi

Ölürkene vadettin mi

İsa oğlum giysin deyi

Bacısının adı Emiş

Kamçısının sapı gümüş

Mazı'ran'a varıncağız

Kal Gövdeli Dağlar demiş

İşlik giyerdi oymalı

Bu vezire kim uymalı

Ağamın yemeği çıkar

Dokuz ilenger kıymalı

Boğazına dürbün takar

Karşıdan gelene bakar

Sen de silahına davran

Zalim düşman gafil avlar

Emiş Hatın Emiş Hatın

Dengi ile gelir tütün

Ar değil mi beyefendi

İs' oğluna derler yetim

Dört döşekten yer ettiğim

Fitilli çarşaf örttüğüm

Sarılalım vezir eşim

Küsüp de ayrı yattığım

Atına biner azılı

Koyunu gelir kuzulu

Altı yüz bin atkı verir

O da kütükte yazılı

Çıktım kalenin başına

Kuşlar tünemiş taşına

Kuzgun gibi birikmişler

Hamit'imin üleşine

Gövdeli'nin başı otlu

Döndü söyler dili tatlı

Bu da bana zor geliyor

Baban borç yerine sattı

Kaynaklar

Hasan Gürbüz

Kaynak notu: Ağıt. Söyleyen: Bacısı Döndü ve karısı. Kaynak kişiler: Hasan Gürbüz (1930), Sarız; Mehmet Eroğlu (1927), Sarız; Nuri Kara (1321), Kızılpınar, Sarız; Hüseyin Özkan (1930), Karayurt, Sarız. Mazı'ran, Mazıkıran, Gürün, Pınarbaşı arasında bir dağ; Gövdeli, Pınarbaşı, Sarız, Gürün üçgeni içindeki dağ sırası; Alaydan deynek atma, cirit oyununda topluluğun içinden deynek atma; At oynağı, at ile gezilen yer; Berk, fazla, çok, sık; Atı dolanmış bayırı, Şık Hamit vurulduğunda at, bayırı şöyle bir dolanıp geri cesedin başına geldiği söylenir; Yozunan Halep'e indi, o zamanlar Halep Osmanlılar'dadır; Yoz, süt vermeyen koyun; Meşlek, o zamanlar herkeste bulunmayan geniş kollu palto; İlenger, lenger, bir çeşit yassı geniş kap; Dengi ile gelir tütün, eskiden şimdiki gibi sigara fabrikaları yoktu. Tütün yaprak halinde kaçak olarak satılırdı; Dengi ile, yükle; Azılı, azgın, gözü bir şeyden yılmayan; Atkı, herkese hesaplanıp bildirilen para miktarı, vergi, salma; Kütük, ana defter; Üleş, leş, burada ceset anlamlarına gelmektedir. Öyküleriyle Ağıtlar - Ahmet Z. Özdemir, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1626, Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yayınları: 213, Halk Edebiyatı Dizisi: 45, Birinci Baskı, Milli Kütüphane Basımevi, Ankara - 1994, s.165-166-167. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.305 defa görüntülenmiştir. «Şık (Şeyh) Hamit'in Ağıdı» isimli türküye ait hikaye kaydı bulunmaktadır.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir