Türkü

Softaya Sorular

Afşin

Sözler

Yazı tipi, satır ve paragraf aralığını yan panelden ayarlayabilirsiniz.

Hocam gelmiş bana sualler sorar

Bu Kürre'yi arzın binası nedir

Bir gelin oturur güneş yüzünde

Elinde yüzüğü kınası nedir

Hangi çarmıh tutmuş bizim İsa'yı

Bilirsiniz dili yanmış Musa'yı

Tur Dağı'na götürürken asayı

Onun konuştuğu Sina'sı nedir

Mevla'm bizi bir hamurdan yoğurmuş

Adem olun diye durmuş çağırmış

Meryem babası yok çocuk doğurmuş

Onun babasının anası nedir

Der Mahzuni Şerif bitsin bu acı

Neydi Zekeriya Nebi'nin tacı

Hocamın korktuğu Tuğba ağacı

Tuğba'nın döktüğü danesi nedir

Kaynaklar

Aşık Mahzuni Şerif

Kaynak notu: Semavi dinlerde, beden ayrı, ruh ayrı; madde ayrı, mana ayrı; Allah ayrı, kul ayrı; dünya ayrı, ahiret ayrı ve benzeri ayrıların bir yaratanda bütünleştiği ve de kader planı içinde bütünlüğün hareket kazandığı inancı vardır. Öbür yandan ilk çağlarda insanlar, cansız nesnelerden insana benzeyen Tanrı'lar yapıyorlardı. O günlerden bu yana da, insanlardan kimilerini Tanrı gibi görmeye çalışıyorlar. Ne var ki, insanın doğal yapısındaki değerleri yücelterek değil de, doğa üstü beklentilerle biçimlendirerek, her insan kendi tinsel aynalarına yansıyan refleksleri keramet, mucizat olarak görüyor. Böylece kendilerine manevi bir dünya oluşturuyorlar. Düşün üretiminden yoksun bir dünya. İşte tüm bu olgulardan etkilenmekle birlikte, ozanımız, ruhu bedenle, maddeyi manayla, kulu yaratanla, dünyayı ahiretle bütünleştiriyor ve tanımını bu bakış açısından yapıyor. Hz. Zekeriya Meryem'i himayesinde büyütmüştür. Çok ihtiyar olduğu halde Allah ona Yahya adında bir evlat vermiştir. Hz. Zekeriya Yahudiler tarafından içine saklandığı kavak ağacıyla birlikte testere ile biçilerek şehit edilmiştir. Mahzuni'nin son dörtlüğünde Hz. Zekeriya tacıyla anılır. Anadolu'yu Kucaklayan Ozan Aşık Mahzuni Şerif - A. İhsan Aktaş, Dördüncü Basım, Baran Ofset, Ankara - 2002, s.41-42; Aşık Tarzı Şiir Geleneğinde Aşık Mahzuni Şerif ve Şiirleri, Dr. Yılmaz Irmak, Ürün Yayınları, Ankara - 2017, s.136. Sözleri Evren Seçkal tarafından gönderilen bu türkü 1.056 defa görüntülenmiştir.

Kaynağı aç

Bu sayfada bir sorun mu gördünüz?

Hata bildir