Tek sayfa (2 sütun)

Türkmen Ali'nin Ağıdı

Bilinmiyor

Çuka işlik büküm büküm

Yekin kara toprak yekin

Yaraların azgın ise

İstanbul'dan gelsin hekim

Elçilerin erişiyor

Düşmanların gülüşüyor

Kötü kötü candarmalar

Cephaneni bölüşüyor

Çıkar yüce dağ başına

Kurşun atardı beşine

Kelle geldi mevta hani

Kuzgun döner üleşine

İbibikler koygun öter

Sünbüllü-Yuva'da yatar

Ben dağlara tenbih ettim

Ulu dağlar yasın tutar

Kul-oğlu'nun yeri bayır

Ben de yandım cayır cayır

Kadan'alam İnce-Alim

Veliler olmamış gayıl

Alimin de kara kaşı

Mantıka'ya vardı başı

Kara toprağın altından

Yeni (...) tıraşı

(vurdurmuş, kodurmuş, kudurmuş olabilir)

Kadan'alım İnce-Ali

Dar sokakta sallanıyor

Şöyle döndüm baktım idi

Yüzlü fişek bağlanıyor

Kavağın dibinde oturur

Yoldaşı fişek getirir

Böyle yiğit benim Alim

Martini kana batırır

Usturanın ağzın açmış

Ağ göğdeye kanlar saçmış

Kurban mı kestin Alim

Kellen İstanbul'a geçmiş

Mahpusane konak konak

Merdiveni beş on ayak

Candarmalar demiş kine

Şu yiğide nasıl kıyak

Kaynaklar: Ahmet Şükrü Esen